SUZİDİL - Blogcu style="position:absolute;top:0px;left:0px" alt="MySpace Layouts">


SUZİDİL

19/6/2007 - GEL SEVGİLİ!..

Gel Sevgili!... Ey benim su güzelim!
Kuyumun incisi...
Kuytumun ışığı...
Ayarı bozulmuş aşkların kundağını sar!..
Giyotine sürülmüş kıvrak acıların ellerinden tut!..
Gel Sevgili!.. Mahzun lalem...
Bir bahar düşleyelim...Kar kokan bir günde yeşersin içimizde tuttuğumuz buhur niyetler!...
Ansızın gidiverelim bir dağ yamacına...
Kekik kokulu bir anımız olsun bizimde!
Göğü patlak vermiş bu dünyadan geçelim... Geçilmeye değer bir yere...
Sonra adımız olsun... Harfleriyle kalbimize şahitlik edecek. a(n)dımız!...
Bizden sonra aşkı seyreyleyecek bir güzellik bulsun bizi...
Gel Sevgili!... Tanımsız güzelliğim benim!
Benim sevabım... Benim ahım...
Turna katarları uğurluyor akşamları içimden içini...
Derunuma sakladığım tüm duygulara el uzatıyor mahlukat!...
Derdim var: namus!...
Derdim var:aşk!...
Derdim ar!
Gururu kenar mahallelere sürdüler tekinsiz dualarla...
Üstelik ıssızdı laleleri peşkeş çektikleri iklim!..
İklim sensizdi Sevgili..yani ki sessizdi içimde ölüm ...
Ölmeden yaşamak benim en makûs talihimdi...
Gözlerimde tütsülü bir gecenin siyah örtüsü...
Yangınlar çalıyor şehrimin güzelliğini...
Aziz akşamlar hüsrana sürüyor beni....
Ayaklarım çakılmıyor işte olduğu yere!... Gidiyorum...
Lanet okumak geçiyor içimden her şeye... Merkezi nefs olan şu kısır döngüye!
Her şeydeki kimsesizliğe...
Gel sevgili! Gel gül kırgınlığım...
Gel sıla yarası...
Gelişine milyon kez sebep olsun kalbimizi karartan şer vakitleri...
Secdeye varmayan alınlar... Dua tutmayan diller..
Gelişine milyon kez sebep olsun Seni görmeden görür gibi sevmişliğimiz...
Gidişinin sırrı neyse gelişinde düğümler atsın düğüm üstüne
Çözülmeyiverelim!
Gel sevgili! Gel gözlerini süründüğüm ey!
Çöz yüreğimde yer etmiş çıkmazlardan aklımı..
Sürme sarp yamaçlara türküleri...
Gel sevgili!..
İlk, sen gel!... Senden sonra gelsin yaşamak için ölümler!..
Senden sonra gelsin gelmesi gerekenler... Bir rüyayı düşlemek gibi...
Bir yemini bozmak gibi... Bir düğümü çözmek gibi... Bir karayı aklamak gibi...
Dönmek gibi... Yeniden başlamak gibi...
Gel Sevgili!... Gel Efendim... Yamandır derdim...
Bu çöl o çöle benzemiyor... Kaktüsler altında kan kokusunu çekiyoruz içimize
Gel Efendim... Hatrım sensiz vurgun yemiş gökyüzüne dönüyor...
Yıldızlar sönüyor... Devran öyle geldi böyle gidiyor...
Gel Efendim! Bir gülüverelim... Bir gülü derelim...

alıntı

 

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

18/1/2007 - BEKLEYİŞİMİN ÖYKÜSÜ

Günler güz yaprakları gibi birer birer dökülürken ayaklarımın dibine,
ben her gece karanlığa dikip gözlerimi senin aydınlığını bekledim.
Sen yoktun...

Binlerce adım attım bu kentin sokaklarında. Her köşeyi,
her parkı, her ağacı ezberledim. Sevdaya bulanmış
her kaldırım taşında senin adını aradım.
Sen yoktun...

Evlerin duvarları birer birer üzerime yıkıldı.
Her bir hücremin acısını ta yüreğimde hissederken
beni enkazın altından çekip alacak elini aradım.
Sen yoktun...

Özlem şarkılarını ezberledim. Kimini bağıra bağıra,
kimini fısıltıyla söyledim. Karanlığa haykırdım hasretimi.
Sesimi duyacaksın diye bekledim.
Sen yoktun...

Senden gelecek bir tek haberi bekledim. Saatler asırlar gibi geldi,
geçmedi. Çalan her telefonu yüreğimin deli bir çağlayana dönen
atışlarıyla açtım. Senden başka duyduğum her seste hep aynı
hayâl kırıklığını yaşadım. Onlar beni duymak istiyordu, bense seni.
Sen yoktun...

Seni aramaktan yorgun düşmüş bedenimi karanlığın kucağına
uzattım her gece. Bir an önce sabah olsun diye uykunun
beni çekip almasını istedim. Olmadı.
Kaç gece sabahı ettim gözlerimi kapamadan, kaç gece
merdivendeki ayak seslerini dinledim gelen sensindir diye.
Sen yoktun...

Her yağmurla birlikte hüzün de yağdı bu kentin üzerine. Bulutlar
yalnızlığın işaretiydi benim için. Beni ıslatan yağmur olmadı.
Ben senin özleminle sırılsıklamdım her mevsim.
Hayat; merhaba dedi bahara çiçek çiçek. Uzun kıştan sonra
gelmez dediğim göçmen kuşların dönüşünü gördüm.
Sen yoktun...

Her istasyon her otogar adresim oldu. Bir trenden inersin sandım.
Otobüslerdeki her yolcuya sensin diye baktım. Ya da yolculuklara
vurdum kendimi. Kimsenin uğramadığı köylere, adı duyulmamış
kasabalara gittim. Senden bir iz aradım.
Sen yoktun...

Denizin sonsuz maviliğine umut bağladım. Kıyılarda tükettim
bekleyişlerimi. Hep sensiz gemiler geçti limanlardan.
Ben gemicilerin hasret türkülerine eşlik ettim.
Sen yoktun...

Gözümden bir tek damla yaş akmadı. Onlar sana aitti, sana
kalmalıydı. Kimselere söyleyemedim acılarımı, bekleyişimin
öyküsünü kimselere anlatamadım.
Nice fırtınalar koptu yüreğimde. Dalgalar dövdü hayallerimi.
Sığınacak bir liman, yaslanacak bir omuz aradım.
İçimi dökecek bir insan aradım.
Sen yoktun...

Her gece ay paramparça oldu. Her gece yıldızlar birer
birer düştü sokaklara. Yıldızları saçına takıp gelmeni bekledim.
Ayı avucunda bana getirmeni bekledim. Ve bir güneş gibi doğup
aydınlatmanı bekledim bu kapkara dünyamı. Ama.
Sen yokt
  

(BU ŞİİRİN YAZARINI BİLİYORSANIZ LÜTFEN BANADA BİLDİRİN)

Yorum (6) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

5/1/2007 - PAPATYA TARLASI

 

PAPATYA TARLASI

Papatya tarlasi Bir papatya tarlasi düsün.. Ilkbahar ayi..Ve sen onun yanindan geçen yolda yürüyorsun ve o papatya tarlasinda bir papatya dikkatini çeker..Binlercesinden birisidir ama sen onun yanina gidersin.. Onda seni çeken bir seyler vardir.. O papatyayi oldugu yerden koparirsin.. Sadece senin olsun istersin.. Sadece senin..Ölecegini düsünmeden.
Ve gidersin o tarladan. Bence bu tutku.. Içindeki
siddetin durduramadigi bir bencillik ama bir o kadar güzel ve hapsedici. Yine o tarlanin kenarindaki yolda yürüyorsundur.. Yine milyonlarcasi arasinda bir tanesi seni çeker.. Yaklasirsin yanina.. Yanina gidersin o
papatyanin.. Gözlerin baskasini görmez olur o an. Onun için herseyi yapmak istersin.. Dokunmak istersin.. Dokunamazsin, orada onunla ölmek istersin. Ama birden hafif bir rüzgar eser ve bir baska güzel çiçek kokusu gelir burnuna.. Dayanamazsin onun kokusuna.. Unutturur
herseyi bir anda ve o kokunun geldigi yöne gidersin..O papatya orada kalmistir.. Yüreginin bir kenarinda.. Paylasilmamistir bir çok sey.. Unutulmamaıştır bir  çok sey.. Unutulmaz belki ama geri de dönülmez ona.. Ask bence böyle bir sey.. Yine o yoldasin.. Papatya tarlasinin yanindan geçen.. Ve yine bir papatya... Milyonlarcasinin içinde seniçeker.. Gidersin yanina.. Orada kalakalirsin.. O hiç ölmesin diye her seyi yaparsin.. Tüm gücünle onunla olmak istersin.. Oradan seni koparacak hiç bir güç olmadigina inanirsin.. Ve orada onunla ölene kadar
birlikte kalirsin..
Bence sevgi de bu.

Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

16/12/2006 - DOSTLUK..

GÜNÜMÜZDE KOLAY KOLAY BULUNMAYAN BULUNDUĞU ZAMAN HAYATTAKİ TÜM ŞEYLER
GİBİ DEĞERİ BİLİNEYEN BAZEN, TEK KALEMDE SİLİNEBİLEN AMA BAZEN HAKKINI
VEREREK YAŞAYIP, HAYATI PAHASINA Bİ TAKIM ŞEYLERİ PAYLAŞABİLMEK, BİR AVUÇ
MUTLULUĞU DEĞİL,
BİR DAMLA GÖZYAŞINI DA BERABER PAYLAŞMAKTIR.ASIL DOSTLUK...
YAPMACIK DEĞİL GEÇİCİ DEĞİL,İÇTEN SICAK SAMİMİ VE SONSUZADEK YAŞANMASI
DİLEĞİYLEEEE..

 

 

 

 


 

Yorum (9) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

16/12/2006 - KURBAĞA MİSALİ BİR HAYAT.

      BIR HAYAT DERSİ
 

GÜNLERDEN BİR GÜN KURBAĞA YARIŞI DÜZENLENMİŞ!!!

HEDEF YÜKSEK BİR KULENİN TEPESİYMİŞ...

 

KALABALIK ONLARI GÖRMEK VE ALKIŞLAMAK İÇİN TOPLANMIŞ.

 

YARIŞ BAŞLAMIŞ

ASLINDA KİMSE ONLARIN TEPEYE VARACAKLARINA İNANMIYORMUŞ...

 

VE ŞÖYLE KONUŞUYORLARMIŞ ARALARINDA ;

 

« BOŞUNA !!! NASIL OLSA BAŞARAMAYACAKLAR... »
 

KURBAĞALAR YAVAŞ YAVAŞ CESARETLERİNİ KAYBETMEYE BAŞLAMIŞLAR

 

YALNIZ BİR TANESİ BÜTÜN GÜCÜYLE TIRMANMAYA DEVAM EDİYORMUŞ...

VE İNSANLAR KONUŞMAYA DEVAM EDİYORLARMIŞ

 

« HAKİKATEN YAZIK !!! NASIL OLSA TEPEYE VARAMAYACAKLAR !... »


VE KURBAĞALAR YENİLGİYİ KABULLENMEK ZORUNDA KALMIŞLAR...BİR TANESİ HARİÇ ! O, BÜTÜN KOŞULLARA RAĞMEN DEVAM EDİYORMUŞ......


SONUÇTA, O BİR TANESİ HARİÇ, HEPSİ YARIŞI TERK ETMİŞLER... O İSE KULENİN TEPESİNE TEK BAŞINA ÇIKABİLMİŞ...

 

HERKES ŞAŞKINLIK İÇİNDE BUNU NASIL BAŞARDIĞINI MERAK ETMİŞ !

İÇLERİNDEN BİR TANESİ ONA YAKLAŞIP BU YARIŞI NASIL TAMAMLADIĞINI SORMUŞ...


VE GÖRMÜŞ Kİ.......

O SAĞIRMIŞ !!!

...SİZ SİZ OLUN NEGATİF DUYGULAR TAŞIMA ALIŞKANLIĞI OLAN İNSANLARI DİNLEMEYİN...

 

 

ÇÜNKÜ ONLAR SİZİN YÜREĞİNİZDE TAŞIDIĞINIZ EN GÜZEL UMUTLARI YOK EDERLER !!!!


İŞİTTİĞİNİZ VEYA OKUDUĞUNUZ SÖZLERİN NE DENLİ TESİRLİ OLDUKLARINI BİLİN...

 

VE HER ZAMAN POZİTİF DÜŞÜNÜN !!!


POSITIF !

 

SONUÇ :

YAPAMAZSIN DİYENLERE KULAKLARINIZI

TIKAYIN !!!

KENDİNİZE İYİ BAKIN...

 

 

 

 

 

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

7/12/2006 - BENDE SANA YETECEK KADAR BİR BEN KALMADI...

Bende Sana Yetecek Kadar Ben Kalmadı
Sus pus olmuş, puslu bir İstanbul'muydu yüzün, yoksa
çok bildik hüzünler mi taşınmıştı yüzüne
Dolmabahçe da çay tadında....
Divit ucuyla yazılmış bir aşkın sureti vardı avuçlarında,
tarih bir başka iklimin kıvamını gösteriyordu.
Ben rehnedilmiş yelkovan gibi... hani akrep'i seven ama
yüreği takvim yokuşlarında...

Sinemada elinin elimde terleyişinin bir anlamı olmalı,
sesinin sesimde yankılanmasının... sanki perdedekine
üzülmüş ya da sevinmişsin de tesadüfen akmış yüzün
içime... Yalan! Sen perdeye bakıyorsun, fikrin benim
seyir defterimde.. ve ben amerikanca bir filmi kürtçe
seyrediyorum...

Kadın Beyoğlu'nun bir kış akşamında,
üstündeki deri montun sahibine küs, soğukluğundan
muzdarip yürüyordu... Adam da... Yürümek hiçbir şeyi
çözmüyordu, bazı Aralık akşamlarında... Parmağında
yaralı bir öyküyü taşıyordu adam... Kadının yüzünde
bir hüzün... Hüzünlü aralık akşamında bir yüzük...
Yüzüğün yüzünde dünya güzeli bir kadının kehaneti...
... Soğuğun ve karanlığın vehameti!

Hayatı, bir başkasının pantolonu gibi, küçültülmüş,
daraltılmış... İlk sahibinin o pantalonla yaşadığı şeyler,
yani pantalonu pantalon yapan anılar, bazı ilkbahar
bereleri yüzünden yapılan yamalar, ter tüketen
yazlar... Hepsi daraltılmış... Yaşananlara bir beden
büyük geliyor artık hayat!

Bir aşkı paylaşmak için çok geç, bir paylaşıma aşık
olmak içinse erken... Beni sevda yerimden vurdu yine
zaman... Şimdi sana söylenecek tek cümle:

Bende sana yetecek kadar ben kalmadı...
Yılmaz Erdoğan

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

26/11/2006 - SEVMEK DEDİĞİMİZ

SEVMEK DEDİĞİMİZ

Sevmek, yalnizca sevgiden olusmuyor. Bir altin madeninin duvarindan
kopardigimiz bir parçanin içinde altinla birlikte nasil tas, çakil,
çamur
buluyorsaniz, sevmek dediginizde de sevginin yaninda sevgiye
benzemeyen
birçok duyguyu buluyorsunuz. Sevmek, yalnizca sevgiden ibaret olsaydi,
sevdigimizin mutlulugunu ister, onun mutlulugundan mutlu olurduk ama
biz
sevdigimizin mutlu olmasini degil, "bizimle mutlu olmasini" istiyoruz.
"Bizimle" sözcügü altinin yanindaki çakil iste.
Sevdigimiz kadin bir baskasiyla mutlu oldugunda bu bizi mutsuz ediyor,
sevdigimiz bir baskasiyla güldügünde bu bizi aglatiyor, sevdigimiz bir
baskasiyla sevistiginde bu bizi yaraliyor. Sevmek, sevdigimiz
"bizimle"
mutlu oldugunda, bizi baskalarina tercih ettiginde sevgiye benziyor
ama
sevdigimiz bir baskasiyla mutlu olmayi tercih ettiginde, bizi terk
ettiginde
sevmek sevgisizligi hatta düsmanligi andiriyor.
Sevmek, ancak "bizimle" sarti gerçeklestiginde sevgiyse eger, o zaman,
sevmek karsimizdakine mi yoksa kendimize mi sevgi duymamizdan
kaynaklaniyor?
Hem seven hem sevilen biziz de, sevdigimizi sandigimiz kisi, kendimize
duydugumuz sevgiyi yansitan bir ayna mi; sevdigimizi kaybettigimizde
bizi
ve
sevgimizi yansitan aynayi kaybettigimiz için mi o kadar mutsuz
oluyoruz?
Peki ama eger sevmek böyle bir seyse, niye herhangi birini degil de
özel
olarak seçtigimiz birini seviyoruz, niye ancak bir kisi bizim aynamiz
olabiliyor?
Sevmek, yalnizca sevgiden ibaret degil, daha karmasik, daha
anlasilmaz,
daha tehlikeli bir sey.
Sevdigimiz insan ugruna öldügümüz öldürdügümüz de oluyor.
Bir kadini sevdigimizde "benim olsun" diyoruz.
Bir erkegi sevdigimizde "benim olsun" diyoruz.
Sevmek, yalnizca sevgiyi degil sahiplenmeyi de getiriyor.
Sevmek, yalnizca sevgiden ibaret degil.
Sevdigimiz "mutlu olsun" degil, sevdigimiz "bizimle" mutlu olsun
istiyoruz.

Sevdigimiz "baskasiyla" mutlu oldugunda, sevmek, sevgiden çok
düsmanliga
benziyor.
Kiziyor, kiskaniyor, öfkeleniyor hatta öldürüyoruz.
Sevmek, karmasik, anlasilmaz hatta tehlikeli bir sey.
Seven öldürebiliyor da...

A.Altan...

 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

28/10/2006 - BEKLE BENİ...

SEVGİLİ DOSTLARIM

YAKLAŞIK  BİR AY SÜRECEK BİR YOLCULUĞA ÇIKIYORUM

GİDİP GELMEMEK GELİP GÖRMEMEK VAR

HEPİNİZ HAKKINIZI HELAL EDİN.

DÖNDÜĞÜMDE ANILARIMI PAYLAŞACAM:)

SEVGİYLE KALIN

YARATANA EMANET OLUN..

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

23/10/2006 - GÜLE GÜLE SULTANIM

İŞTE BİR KEZ DAHA UĞURLADIK SULTANIMIZI...

SEVGİLİ BLOGCU KARDEŞLERİM 

MUBAREK RAMAZAN BAYRAMINIZI EN İÇTEN SEVGİLERİMLE KUTLAR

TÜM DÜNYADA HAYIRLAR VESİLE OLMASINI TEMENNİ EDERİM..

 

GÜLE GÜLE SULTANIM...GÜLE GÜLE

 

Yorum (14) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

22/10/2006 - Ihlamurlar çiçek açtıgı zaman

 

Ihlamurlar çiçek açtıgı zaman


Dilimde sabah keyfiyle yeni bir umut türküsü
Kar yagmis daglara, bozulmamis ütüsü
Rahvan atlar gibi irgalanan gökyüzü
Gözlerimi kamastirsa da gelecegim sana
Simdilik Simdilik baglayici bir takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtigi zaman.

Ay, safaga yakin bir mum gibi erimeden
Daglar çivilendikleri yerde çürümeden
Bebekler hayta hayta yürümeden
Gelecegim diyorum, gelecegim sana
Ne olur Ne olur kesin bir takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtigi zaman.

Beklesen de olur, beklemesen de
Ben bir gök kurusum sirmali kesende
Gecesi uzun süren karlar-buzlar ülkesinde
Hangi ses yürekten çagirirsa beni sana
Gelecegim diyorum, takvim sorma bana
-Ihlamur çiçek açtigi zaman.

Bu siir böyle dogarken dost elin elimdeydi
Sen bir zümrüd-ü ankaydin, elim tüylerine dey di
Sevda duvarini astim, sendeki bu tilsim neydi?
Baska bir gezegende de olsan dönüsüm hep sana
Kesin bir gün belirtemem, n`olur n`olur takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtigi zaman.

Eski dikisler sökülür de kanama baslarsa yeniden
Yaralarima en aci tütünleri basacagim ben
Yeter ki bir çagir beni çiçeklendigin yerden
Gemileri yaksalar da gelecegim sana
On iki ayin birisinde, On iki ayin birisinde, kesin takvim sorma bana
-Ihlamur çiçek açtigi zaman.

Bak iste, notalar karisti, ezgiler muhalif
Hava kursun gibi agir, yagmursa arsiz
Ey benim alfabemdeki kadîm Elif
Ne güzellik, ne de tat var baharsiz
Güzellikleri yasamak için gelecegim sana
Gelecegim diyorum, biraz mühlet tani bana
-Ihlamurlar çiçek açtigi zaman.

Ihlamurlar çiçek açtigi zaman
Ben günes gibi girecegim her dar kapidan
Kimseye ugramam ben sana ugramadan
Kavlime sâdikim, sâdikim sana
Takvim sorup hudut çizdirme bana
Ben sana çiçeklerle gelecegim
-Ihlamurlar çiçek açtigi zaman.

Bahaettin KARAKOÇ

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

...
Bağlantılarım Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
e-posta
#wmp {
www.hayatguzeldir.com

Sitenize Eklemek İçin
http://www.tutkular.net/


ipekyolu'nun Mekani
Kategoriler Arkadaşlarım

*visal
ebrese
hamitakcay
erdemselvi
noleafclower
SeyirciKalma
hvaris
temizekran
elki
katre
derin
tugbatugba
LeJardin
ilkerpamukcu
edessa
aslinazan
ilkayoguzhan
frekans
sudaayakizleri
raciegi
DolunayVakti
omasozturk
batumania
extacyESC
iddaa
nedimali
blogekle
nazenim
dilbeste
naribeyza
kartopum
dostlukrehberi
AR
biraders
muhammedmansur06
tekeli
hasanC
sadakat
yasamadair
angelgirl1
erdemersin
leoss
bloglist
dungeon
PapatyaDiyari
yakko
ulkuodabas
hatto
mavigemi
PapatyaDiyariKart
kafdagi
azra053
gahan
ortaasya
inky
ayazma7
Ozdemir
eraslangs
melodii
fezawww
bereket
hayalet789
Academy
elila
raufreis
boti
PapatyaDiyariHikaye
ikizler
arzu535
yusufahmed
mavidiyar
mimarsami
maviyakamoz23
calikusuaydan
ifsa
alperenbirlik
yavuzalp
sevince
serkanavruz
uzmanblog
tezene
suzandilara
rainbow7
gozum
gonuldunyasi
kitabooku
amanett
genocide
gulernameste
bilgilerdunyasi
BESMELE
caglayangunaltay
gazeteoku
unimer
yikilmadim
SUSKUNSOKAKLAR
ipekyolu<


Google

Reklam

style="position:absolute;top:0px;left:0px" alt="MySpace Layouts"> SUZİDİL - Blogcu style="position:absolute;top:0px;left:0px" alt="MySpace Layouts">


SUZİDİL

19/6/2007 - GEL SEVGİLİ!..

Gel Sevgili!... Ey benim su güzelim!
Kuyumun incisi...
Kuytumun ışığı...
Ayarı bozulmuş aşkların kundağını sar!..
Giyotine sürülmüş kıvrak acıların ellerinden tut!..
Gel Sevgili!.. Mahzun lalem...
Bir bahar düşleyelim...Kar kokan bir günde yeşersin içimizde tuttuğumuz buhur niyetler!...
Ansızın gidiverelim bir dağ yamacına...
Kekik kokulu bir anımız olsun bizimde!
Göğü patlak vermiş bu dünyadan geçelim... Geçilmeye değer bir yere...
Sonra adımız olsun... Harfleriyle kalbimize şahitlik edecek. a(n)dımız!...
Bizden sonra aşkı seyreyleyecek bir güzellik bulsun bizi...
Gel Sevgili!... Tanımsız güzelliğim benim!
Benim sevabım... Benim ahım...
Turna katarları uğurluyor akşamları içimden içini...
Derunuma sakladığım tüm duygulara el uzatıyor mahlukat!...
Derdim var: namus!...
Derdim var:aşk!...
Derdim ar!
Gururu kenar mahallelere sürdüler tekinsiz dualarla...
Üstelik ıssızdı laleleri peşkeş çektikleri iklim!..
İklim sensizdi Sevgili..yani ki sessizdi içimde ölüm ...
Ölmeden yaşamak benim en makûs talihimdi...
Gözlerimde tütsülü bir gecenin siyah örtüsü...
Yangınlar çalıyor şehrimin güzelliğini...
Aziz akşamlar hüsrana sürüyor beni....
Ayaklarım çakılmıyor işte olduğu yere!... Gidiyorum...
Lanet okumak geçiyor içimden her şeye... Merkezi nefs olan şu kısır döngüye!
Her şeydeki kimsesizliğe...
Gel sevgili! Gel gül kırgınlığım...
Gel sıla yarası...
Gelişine milyon kez sebep olsun kalbimizi karartan şer vakitleri...
Secdeye varmayan alınlar... Dua tutmayan diller..
Gelişine milyon kez sebep olsun Seni görmeden görür gibi sevmişliğimiz...
Gidişinin sırrı neyse gelişinde düğümler atsın düğüm üstüne
Çözülmeyiverelim!
Gel sevgili! Gel gözlerini süründüğüm ey!
Çöz yüreğimde yer etmiş çıkmazlardan aklımı..
Sürme sarp yamaçlara türküleri...
Gel sevgili!..
İlk, sen gel!... Senden sonra gelsin yaşamak için ölümler!..
Senden sonra gelsin gelmesi gerekenler... Bir rüyayı düşlemek gibi...
Bir yemini bozmak gibi... Bir düğümü çözmek gibi... Bir karayı aklamak gibi...
Dönmek gibi... Yeniden başlamak gibi...
Gel Sevgili!... Gel Efendim... Yamandır derdim...
Bu çöl o çöle benzemiyor... Kaktüsler altında kan kokusunu çekiyoruz içimize
Gel Efendim... Hatrım sensiz vurgun yemiş gökyüzüne dönüyor...
Yıldızlar sönüyor... Devran öyle geldi böyle gidiyor...
Gel Efendim! Bir gülüverelim... Bir gülü derelim...

alıntı

 

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

18/1/2007 - BEKLEYİŞİMİN ÖYKÜSÜ

Günler güz yaprakları gibi birer birer dökülürken ayaklarımın dibine,
ben her gece karanlığa dikip gözlerimi senin aydınlığını bekledim.
Sen yoktun...

Binlerce adım attım bu kentin sokaklarında. Her köşeyi,
her parkı, her ağacı ezberledim. Sevdaya bulanmış
her kaldırım taşında senin adını aradım.
Sen yoktun...

Evlerin duvarları birer birer üzerime yıkıldı.
Her bir hücremin acısını ta yüreğimde hissederken
beni enkazın altından çekip alacak elini aradım.
Sen yoktun...

Özlem şarkılarını ezberledim. Kimini bağıra bağıra,
kimini fısıltıyla söyledim. Karanlığa haykırdım hasretimi.
Sesimi duyacaksın diye bekledim.
Sen yoktun...

Senden gelecek bir tek haberi bekledim. Saatler asırlar gibi geldi,
geçmedi. Çalan her telefonu yüreğimin deli bir çağlayana dönen
atışlarıyla açtım. Senden başka duyduğum her seste hep aynı
hayâl kırıklığını yaşadım. Onlar beni duymak istiyordu, bense seni.
Sen yoktun...

Seni aramaktan yorgun düşmüş bedenimi karanlığın kucağına
uzattım her gece. Bir an önce sabah olsun diye uykunun
beni çekip almasını istedim. Olmadı.
Kaç gece sabahı ettim gözlerimi kapamadan, kaç gece
merdivendeki ayak seslerini dinledim gelen sensindir diye.
Sen yoktun...

Her yağmurla birlikte hüzün de yağdı bu kentin üzerine. Bulutlar
yalnızlığın işaretiydi benim için. Beni ıslatan yağmur olmadı.
Ben senin özleminle sırılsıklamdım her mevsim.
Hayat; merhaba dedi bahara çiçek çiçek. Uzun kıştan sonra
gelmez dediğim göçmen kuşların dönüşünü gördüm.
Sen yoktun...

Her istasyon her otogar adresim oldu. Bir trenden inersin sandım.
Otobüslerdeki her yolcuya sensin diye baktım. Ya da yolculuklara
vurdum kendimi. Kimsenin uğramadığı köylere, adı duyulmamış
kasabalara gittim. Senden bir iz aradım.
Sen yoktun...

Denizin sonsuz maviliğine umut bağladım. Kıyılarda tükettim
bekleyişlerimi. Hep sensiz gemiler geçti limanlardan.
Ben gemicilerin hasret türkülerine eşlik ettim.
Sen yoktun...

Gözümden bir tek damla yaş akmadı. Onlar sana aitti, sana
kalmalıydı. Kimselere söyleyemedim acılarımı, bekleyişimin
öyküsünü kimselere anlatamadım.
Nice fırtınalar koptu yüreğimde. Dalgalar dövdü hayallerimi.
Sığınacak bir liman, yaslanacak bir omuz aradım.
İçimi dökecek bir insan aradım.
Sen yoktun...

Her gece ay paramparça oldu. Her gece yıldızlar birer
birer düştü sokaklara. Yıldızları saçına takıp gelmeni bekledim.
Ayı avucunda bana getirmeni bekledim. Ve bir güneş gibi doğup
aydınlatmanı bekledim bu kapkara dünyamı. Ama.
Sen yokt
  

(BU ŞİİRİN YAZARINI BİLİYORSANIZ LÜTFEN BANADA BİLDİRİN)

Yorum (6) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

5/1/2007 - PAPATYA TARLASI

 

PAPATYA TARLASI

Papatya tarlasi Bir papatya tarlasi düsün.. Ilkbahar ayi..Ve sen onun yanindan geçen yolda yürüyorsun ve o papatya tarlasinda bir papatya dikkatini çeker..Binlercesinden birisidir ama sen onun yanina gidersin.. Onda seni çeken bir seyler vardir.. O papatyayi oldugu yerden koparirsin.. Sadece senin olsun istersin.. Sadece senin..Ölecegini düsünmeden.
Ve gidersin o tarladan. Bence bu tutku.. Içindeki
siddetin durduramadigi bir bencillik ama bir o kadar güzel ve hapsedici. Yine o tarlanin kenarindaki yolda yürüyorsundur.. Yine milyonlarcasi arasinda bir tanesi seni çeker.. Yaklasirsin yanina.. Yanina gidersin o
papatyanin.. Gözlerin baskasini görmez olur o an. Onun için herseyi yapmak istersin.. Dokunmak istersin.. Dokunamazsin, orada onunla ölmek istersin. Ama birden hafif bir rüzgar eser ve bir baska güzel çiçek kokusu gelir burnuna.. Dayanamazsin onun kokusuna.. Unutturur
herseyi bir anda ve o kokunun geldigi yöne gidersin..O papatya orada kalmistir.. Yüreginin bir kenarinda.. Paylasilmamistir bir çok sey.. Unutulmamaıştır bir  çok sey.. Unutulmaz belki ama geri de dönülmez ona.. Ask bence böyle bir sey.. Yine o yoldasin.. Papatya tarlasinin yanindan geçen.. Ve yine bir papatya... Milyonlarcasinin içinde seniçeker.. Gidersin yanina.. Orada kalakalirsin.. O hiç ölmesin diye her seyi yaparsin.. Tüm gücünle onunla olmak istersin.. Oradan seni koparacak hiç bir güç olmadigina inanirsin.. Ve orada onunla ölene kadar
birlikte kalirsin..
Bence sevgi de bu.

Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

16/12/2006 - DOSTLUK..

GÜNÜMÜZDE KOLAY KOLAY BULUNMAYAN BULUNDUĞU ZAMAN HAYATTAKİ TÜM ŞEYLER
GİBİ DEĞERİ BİLİNEYEN BAZEN, TEK KALEMDE SİLİNEBİLEN AMA BAZEN HAKKINI
VEREREK YAŞAYIP, HAYATI PAHASINA Bİ TAKIM ŞEYLERİ PAYLAŞABİLMEK, BİR AVUÇ
MUTLULUĞU DEĞİL,
BİR DAMLA GÖZYAŞINI DA BERABER PAYLAŞMAKTIR.ASIL DOSTLUK...
YAPMACIK DEĞİL GEÇİCİ DEĞİL,İÇTEN SICAK SAMİMİ VE SONSUZADEK YAŞANMASI
DİLEĞİYLEEEE..

 

 

 

 


 

Yorum (9) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

16/12/2006 - KURBAĞA MİSALİ BİR HAYAT.

      BIR HAYAT DERSİ
 

GÜNLERDEN BİR GÜN KURBAĞA YARIŞI DÜZENLENMİŞ!!!

HEDEF YÜKSEK BİR KULENİN TEPESİYMİŞ...

 

KALABALIK ONLARI GÖRMEK VE ALKIŞLAMAK İÇİN TOPLANMIŞ.

 

YARIŞ BAŞLAMIŞ

ASLINDA KİMSE ONLARIN TEPEYE VARACAKLARINA İNANMIYORMUŞ...

 

VE ŞÖYLE KONUŞUYORLARMIŞ ARALARINDA ;

 

« BOŞUNA !!! NASIL OLSA BAŞARAMAYACAKLAR... »
 

KURBAĞALAR YAVAŞ YAVAŞ CESARETLERİNİ KAYBETMEYE BAŞLAMIŞLAR

 

YALNIZ BİR TANESİ BÜTÜN GÜCÜYLE TIRMANMAYA DEVAM EDİYORMUŞ...

VE İNSANLAR KONUŞMAYA DEVAM EDİYORLARMIŞ

 

« HAKİKATEN YAZIK !!! NASIL OLSA TEPEYE VARAMAYACAKLAR !... »


VE KURBAĞALAR YENİLGİYİ KABULLENMEK ZORUNDA KALMIŞLAR...BİR TANESİ HARİÇ ! O, BÜTÜN KOŞULLARA RAĞMEN DEVAM EDİYORMUŞ......


SONUÇTA, O BİR TANESİ HARİÇ, HEPSİ YARIŞI TERK ETMİŞLER... O İSE KULENİN TEPESİNE TEK BAŞINA ÇIKABİLMİŞ...

 

HERKES ŞAŞKINLIK İÇİNDE BUNU NASIL BAŞARDIĞINI MERAK ETMİŞ !

İÇLERİNDEN BİR TANESİ ONA YAKLAŞIP BU YARIŞI NASIL TAMAMLADIĞINI SORMUŞ...


VE GÖRMÜŞ Kİ.......

O SAĞIRMIŞ !!!

...SİZ SİZ OLUN NEGATİF DUYGULAR TAŞIMA ALIŞKANLIĞI OLAN İNSANLARI DİNLEMEYİN...

 

 

ÇÜNKÜ ONLAR SİZİN YÜREĞİNİZDE TAŞIDIĞINIZ EN GÜZEL UMUTLARI YOK EDERLER !!!!


İŞİTTİĞİNİZ VEYA OKUDUĞUNUZ SÖZLERİN NE DENLİ TESİRLİ OLDUKLARINI BİLİN...

 

VE HER ZAMAN POZİTİF DÜŞÜNÜN !!!


POSITIF !

 

SONUÇ :

YAPAMAZSIN DİYENLERE KULAKLARINIZI

TIKAYIN !!!

KENDİNİZE İYİ BAKIN...

 

 

 

 

 

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

7/12/2006 - BENDE SANA YETECEK KADAR BİR BEN KALMADI...

Bende Sana Yetecek Kadar Ben Kalmadı
Sus pus olmuş, puslu bir İstanbul'muydu yüzün, yoksa
çok bildik hüzünler mi taşınmıştı yüzüne
Dolmabahçe da çay tadında....
Divit ucuyla yazılmış bir aşkın sureti vardı avuçlarında,
tarih bir başka iklimin kıvamını gösteriyordu.
Ben rehnedilmiş yelkovan gibi... hani akrep'i seven ama
yüreği takvim yokuşlarında...

Sinemada elinin elimde terleyişinin bir anlamı olmalı,
sesinin sesimde yankılanmasının... sanki perdedekine
üzülmüş ya da sevinmişsin de tesadüfen akmış yüzün
içime... Yalan! Sen perdeye bakıyorsun, fikrin benim
seyir defterimde.. ve ben amerikanca bir filmi kürtçe
seyrediyorum...

Kadın Beyoğlu'nun bir kış akşamında,
üstündeki deri montun sahibine küs, soğukluğundan
muzdarip yürüyordu... Adam da... Yürümek hiçbir şeyi
çözmüyordu, bazı Aralık akşamlarında... Parmağında
yaralı bir öyküyü taşıyordu adam... Kadının yüzünde
bir hüzün... Hüzünlü aralık akşamında bir yüzük...
Yüzüğün yüzünde dünya güzeli bir kadının kehaneti...
... Soğuğun ve karanlığın vehameti!

Hayatı, bir başkasının pantolonu gibi, küçültülmüş,
daraltılmış... İlk sahibinin o pantalonla yaşadığı şeyler,
yani pantalonu pantalon yapan anılar, bazı ilkbahar
bereleri yüzünden yapılan yamalar, ter tüketen
yazlar... Hepsi daraltılmış... Yaşananlara bir beden
büyük geliyor artık hayat!

Bir aşkı paylaşmak için çok geç, bir paylaşıma aşık
olmak içinse erken... Beni sevda yerimden vurdu yine
zaman... Şimdi sana söylenecek tek cümle:

Bende sana yetecek kadar ben kalmadı...
Yılmaz Erdoğan

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

26/11/2006 - SEVMEK DEDİĞİMİZ

SEVMEK DEDİĞİMİZ

Sevmek, yalnizca sevgiden olusmuyor. Bir altin madeninin duvarindan
kopardigimiz bir parçanin içinde altinla birlikte nasil tas, çakil,
çamur
buluyorsaniz, sevmek dediginizde de sevginin yaninda sevgiye
benzemeyen
birçok duyguyu buluyorsunuz. Sevmek, yalnizca sevgiden ibaret olsaydi,
sevdigimizin mutlulugunu ister, onun mutlulugundan mutlu olurduk ama
biz
sevdigimizin mutlu olmasini degil, "bizimle mutlu olmasini" istiyoruz.
"Bizimle" sözcügü altinin yanindaki çakil iste.
Sevdigimiz kadin bir baskasiyla mutlu oldugunda bu bizi mutsuz ediyor,
sevdigimiz bir baskasiyla güldügünde bu bizi aglatiyor, sevdigimiz bir
baskasiyla sevistiginde bu bizi yaraliyor. Sevmek, sevdigimiz
"bizimle"
mutlu oldugunda, bizi baskalarina tercih ettiginde sevgiye benziyor
ama
sevdigimiz bir baskasiyla mutlu olmayi tercih ettiginde, bizi terk
ettiginde
sevmek sevgisizligi hatta düsmanligi andiriyor.
Sevmek, ancak "bizimle" sarti gerçeklestiginde sevgiyse eger, o zaman,
sevmek karsimizdakine mi yoksa kendimize mi sevgi duymamizdan
kaynaklaniyor?
Hem seven hem sevilen biziz de, sevdigimizi sandigimiz kisi, kendimize
duydugumuz sevgiyi yansitan bir ayna mi; sevdigimizi kaybettigimizde
bizi
ve
sevgimizi yansitan aynayi kaybettigimiz için mi o kadar mutsuz
oluyoruz?
Peki ama eger sevmek böyle bir seyse, niye herhangi birini degil de
özel
olarak seçtigimiz birini seviyoruz, niye ancak bir kisi bizim aynamiz
olabiliyor?
Sevmek, yalnizca sevgiden ibaret degil, daha karmasik, daha
anlasilmaz,
daha tehlikeli bir sey.
Sevdigimiz insan ugruna öldügümüz öldürdügümüz de oluyor.
Bir kadini sevdigimizde "benim olsun" diyoruz.
Bir erkegi sevdigimizde "benim olsun" diyoruz.
Sevmek, yalnizca sevgiyi degil sahiplenmeyi de getiriyor.
Sevmek, yalnizca sevgiden ibaret degil.
Sevdigimiz "mutlu olsun" degil, sevdigimiz "bizimle" mutlu olsun
istiyoruz.

Sevdigimiz "baskasiyla" mutlu oldugunda, sevmek, sevgiden çok
düsmanliga
benziyor.
Kiziyor, kiskaniyor, öfkeleniyor hatta öldürüyoruz.
Sevmek, karmasik, anlasilmaz hatta tehlikeli bir sey.
Seven öldürebiliyor da...

A.Altan...

 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

28/10/2006 - BEKLE BENİ...

SEVGİLİ DOSTLARIM

YAKLAŞIK  BİR AY SÜRECEK BİR YOLCULUĞA ÇIKIYORUM

GİDİP GELMEMEK GELİP GÖRMEMEK VAR

HEPİNİZ HAKKINIZI HELAL EDİN.

DÖNDÜĞÜMDE ANILARIMI PAYLAŞACAM:)

SEVGİYLE KALIN

YARATANA EMANET OLUN..

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

23/10/2006 - GÜLE GÜLE SULTANIM

İŞTE BİR KEZ DAHA UĞURLADIK SULTANIMIZI...

SEVGİLİ BLOGCU KARDEŞLERİM 

MUBAREK RAMAZAN BAYRAMINIZI EN İÇTEN SEVGİLERİMLE KUTLAR

TÜM DÜNYADA HAYIRLAR VESİLE OLMASINI TEMENNİ EDERİM..

 

GÜLE GÜLE SULTANIM...GÜLE GÜLE

 

Yorum (14) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

22/10/2006 - Ihlamurlar çiçek açtıgı zaman

 

Ihlamurlar çiçek açtıgı zaman


Dilimde sabah keyfiyle yeni bir umut türküsü
Kar yagmis daglara, bozulmamis ütüsü
Rahvan atlar gibi irgalanan gökyüzü
Gözlerimi kamastirsa da gelecegim sana
Simdilik Simdilik baglayici bir takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtigi zaman.

Ay, safaga yakin bir mum gibi erimeden
Daglar çivilendikleri yerde çürümeden
Bebekler hayta hayta yürümeden
Gelecegim diyorum, gelecegim sana
Ne olur Ne olur kesin bir takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtigi zaman.

Beklesen de olur, beklemesen de
Ben bir gök kurusum sirmali kesende
Gecesi uzun süren karlar-buzlar ülkesinde
Hangi ses yürekten çagirirsa beni sana
Gelecegim diyorum, takvim sorma bana
-Ihlamur çiçek açtigi zaman.

Bu siir böyle dogarken dost elin elimdeydi
Sen bir zümrüd-ü ankaydin, elim tüylerine dey di
Sevda duvarini astim, sendeki bu tilsim neydi?
Baska bir gezegende de olsan dönüsüm hep sana
Kesin bir gün belirtemem, n`olur n`olur takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtigi zaman.

Eski dikisler sökülür de kanama baslarsa yeniden
Yaralarima en aci tütünleri basacagim ben
Yeter ki bir çagir beni çiçeklendigin yerden
Gemileri yaksalar da gelecegim sana
On iki ayin birisinde, On iki ayin birisinde, kesin takvim sorma bana
-Ihlamur çiçek açtigi zaman.

Bak iste, notalar karisti, ezgiler muhalif
Hava kursun gibi agir, yagmursa arsiz
Ey benim alfabemdeki kadîm Elif
Ne güzellik, ne de tat var baharsiz
Güzellikleri yasamak için gelecegim sana
Gelecegim diyorum, biraz mühlet tani bana
-Ihlamurlar çiçek açtigi zaman.

Ihlamurlar çiçek açtigi zaman
Ben günes gibi girecegim her dar kapidan
Kimseye ugramam ben sana ugramadan
Kavlime sâdikim, sâdikim sana
Takvim sorup hudut çizdirme bana
Ben sana çiçeklerle gelecegim
-Ihlamurlar çiçek açtigi zaman.

Bahaettin KARAKOÇ

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

...
  Bağlantılarım        Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
e-posta
#wmp {
www.hayatguzeldir.com

Sitenize Eklemek İçin
http://www.tutkular.net/


ipekyolu'nun Mekani
  Kategoriler           Arkadaşlarım       

*visal
ebrese
hamitakcay
erdemselvi
noleafclower
SeyirciKalma
hvaris
temizekran
elki
katre
derin
tugbatugba
LeJardin
ilkerpamukcu
edessa
aslinazan
ilkayoguzhan
frekans
sudaayakizleri
raciegi
DolunayVakti
omasozturk
batumania
extacyESC
iddaa
nedimali
blogekle
nazenim
dilbeste
naribeyza
kartopum
dostlukrehberi
AR
biraders
muhammedmansur06
tekeli
hasanC
sadakat
yasamadair
angelgirl1
erdemersin
leoss
bloglist
dungeon
PapatyaDiyari
yakko
ulkuodabas
hatto
mavigemi
PapatyaDiyariKart
kafdagi
azra053
gahan
ortaasya
inky
ayazma7
Ozdemir
eraslangs
melodii
fezawww
bereket
hayalet789
Academy
elila
raufreis
boti
PapatyaDiyariHikaye
ikizler
arzu535
yusufahmed
mavidiyar
mimarsami
maviyakamoz23
calikusuaydan
ifsa
alperenbirlik
yavuzalp
sevince
serkanavruz
uzmanblog
tezene
suzandilara
rainbow7
gozum
gonuldunyasi
kitabooku
amanett
genocide
gulernameste
bilgilerdunyasi
BESMELE
caglayangunaltay
gazeteoku
unimer
yikilmadim
SUSKUNSOKAKLAR
ipekyolu<


Google

Reklam

style="position:absolute;top:0px;left:0px" alt="MySpace Layouts">