SUZİDİL - Blogcu style="position:absolute;top:0px;left:0px" alt="MySpace Layouts">



SUZİDİL

1/1/2009 - LÜTFEN DUYARSIZ OLMAYALIM!!!

MERHABALAR

 

Hatasiyla yanlisiyla, üzüntüsü ve sevinciyle,

Acisiyla tatlisiyla bir yili daha tüketmek üzereyiz.

Genelde hepimizin yeni yila girerken temennilerimiz olur.

- Yeni yilda sigarayi birakacam

- Yeni yilda 5 kilo verecem

- Yeni yilda insanlara karsi daha saygili olacam

- vs vs vs..

Haddizatinda bütün bunlar icin bir yilbasini beklemek gerekmez:)

Farkli bir insan olmak bütün kötü aliskanliklari birakmak konusunda gercekten samimiyseniz zaman sadece bahanedir.

Kendimize verdigimiz sözlere bakarsaniz nedense hep bu bayramdan bu haftasonundan bu aybasinda vs vs gibi zamana tabi tutariz.

Oysa dedim ya sözümüzün eri olsak sundan bundan SONRA degil HEMEN SIMDI harekete gecerdik.

Simdi bir düsünecek olursak 2007 den 2008 e gecerken verdigimiz sözlerin hangilerini gercekten samimiyetle verdik ve uyguladik?

Yoksa bu senesonunda ki temennilerimiz ile gecen senenin ki ayni mi? Büyük ihtimal öyledir:)

O halde gelin ya sözümüzün sahibi olalim ya da kendimizi bosuna kandirmiyalim;

Tabi bu isin bir latifesi..

FILISTIN....

 

Gectigimiz hafta icinde insan olan herkesin kanini donduracak bir olaya sahit olduk.

Her ne kadar yeni bir yila hazirlik yapiyorsada insanoglu eski huylarindan aliskanliklarindan ve daha kötüsü zulmunden vazgecemiyor.

Kis sogunun bastirdigi su günlerimizde rahatlik bizleri rahatsiz ederken, dogdugu günden beri rahatlik nedir bilmeyen zavalli Filistin halki agir bir saldiriya maruz kalmistir.

Simdi bundan bize ne diyebilirsiniz.

Bana dokunmayan yilan bin yasasin da diyebilirsiniz. Fakat ben bizim insanimizin bu tür vurdumduymazligi yapamiyacaklarinin kanaatini tasidigimdan kendi duygularimi kendi capimda belirtmek istiyorum.

Bizler insan olarak toplumsal varliklarizdir.

Hayatin hizli akisi ve kavgasi ister istemez özümüzden ve insanligimizdan bircok sey alip götürmektedir. O kadar ki günümüzde komsu iliskilerimiz dahi dumura ugramis izole olmus bir toplum olmusuz. Bu aci manzara karsisinda kayitsiz kalmak ne buyuk bir hicran.

Filistin ve diger ülkelerdeki insanlar ister müslüman olsun ister olmasin herkesin meselesidir.

Zira bir zulum var ortada. Zulme kayitsizkalmak o zulme ortak olmakla es degerdedir.

Isin siyasi boyutu beni ilgilendirmiyor. Ben isin insani boyutundan bahsediyorum.

Filistinde ve diger ülkede zulum altinda olan ve bu soguk kis günlerinde bir tas sicak corbaya muhtac olan, bizler simsicak yataklarimizda yatarken sokaklarda donupta ölen insanlardan bahsediyorum.

Evet belki istahiniz kaciyordur belki de huzursuz oluyorsunuzdur, fakat yasadigimiz dünya ve zaman budur.

Peki Ne yapabiliriz?

Elimizden hicbisey gelmese de,

Yilbasi kutlamalarina harciyacagimiz parayi onlara yardim eden kuruluslara bagisliyalim.

Bir yilbasini biz kutlamazsak ölmeyiz ama onlar bizim yardimlarimizdan mahrum kalirsa öleceklerdir.

Yilbasi gecesinde 5 cesit yemek yerine 3 cesit yemekle yetinelim ve diger 2 cesitin parsini maaliyetini onlara bagisliyalim.

Damlaya damlaya göl olur...

Türkiye de ki arkadaslar icin:

Kimse Yok Mu dernegine Vodafone hattindan 5777 numaraya bir mesaj atmakla buyuk destek yapmis olursunuz.

Bu 40 kontorluk bir bagistir.

40 kisiye Yilbasi mesaji yollamaktan cok daha hayirlidir!!

Avrupa ve diger ulkelerde ki arkadaslar icin:

Kimse Yok Mu dernegin hesabina gönlünüzce bir bagis yapiniz. Buraya vereceginiz 5 Euro bagis inanin 500 Euroluk havai fisek paketlerinden cok daha hayirlidir.

 

 

Hic Bir sey mi yapamiyorsunuz.

Bir aninizi 5 dakikanizi onlara ayirin ve onlari düsünün dua ediniz.

Annenize babaniza cocuklariniza baktiginizda o yetimleri öksüzleri bir düsünün!

Düsünün ki hem onlara dua etmis olasiniz hem de kendi ailenizin kiymetini kaybetmeden bilmis olasiniz!

 

LUTFEN DUYARSIZ OLMAYALIM!!!

 Belki alisilmisligin disinda bir yazi oldu ve bu kardesinizi belkide yadirgadiniz.

 Simdi Sira SIZDE!!

      2009 yilinin sizlere ve tum insanlık alemine hayirlara vesile olması temennisiyle Allaha Emnet olun..

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

17/12/2008 -



HALİMİ SORMA

 

Diyorsun ki mektuplar yanıyor

Mektup yanmaz adam yanar

 

Halimi sorma

Sen bilemezsin

Bir kıtaya gölge ettikten sonra

Bir bıçak darbesiyle yıkılan çınarın hikâyesini.

Ah bu benim korktu mu söylemeyen,

Sevdi mi gözlerini kaçıran,

Ağlamak için yağmurlu havaları bekleyen yanım.

Büyüyor kelimeler

Sığmıyor içime

Acıyor canım

Bir tunç heykel gibi hayata meydan okumak

Ayak seslerimle gök gürültüsünü bastırabilmek için

Topuklarımı kanatırcasına koştum

Koştum ki, çivit mavisi gecelerde

Aynalara binlerce kez söylediğim sözleri

Sana da söyleyecektim

Olmadı

Açılmadı kapılar

Anahtarlar kilide uymadı

Gözlerimin altındaki mor halkalardan

Okuyabildin mi sevda yaşımı?

Ben neden böyle hep uykusuzum,

Neden gözlerim hep kan çanağı bilir misin?

Sabah vakti güneş doğarken

Sazımın tellerinde bir türkü yanar

Bir kez de sana dinletebilmek için pusuda beklerim

 

Halimi sorma

Çünkü yok sorularının cevabı bende

Çünkü yok yüzümün karşılığı aynalarda

Çünkü, çünkü ben artık tedavülde değilim

 

Halimi sorma

Anlatsam da anlayamazsın

Azap, dağdan düşen bir kartopu gibi büyür adamın içinde

Beni mi tanımak istiyorsun

Yüzümdeki çizgilerden anlamadıysan

Yine de söyleyeyim

Ben iki değirmen taşının arasına sıkışmış

Zavallı bir buğday tanesiyim.

 

Ahmet Selim

 

 

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

15/9/2008 - Tozlu Kafes

 

  Tozlu Kafes

Merhaba vefasızım
Göçmen kuşların dünyasından
Hoş geldin tozlu kafesime.
Geleceğini bilseydim
Etrafa saçılmış düş kırıklarımı toplardım
Kusura bakma
Dağınık tümcelerle karşıladım seni.
Dikkat et!
Düş kırıklarım ayağına batmasın
Terliklerimi sana vereyim
Ben alıştım bu acılara
Sen dayanamazsın.

Mâzur gör kekeleyen sözlerimi
Dedim ya,
Tümcelerim düş kırıklarım,
Ortalık darmadağınık…

Neden geldiğini bilmiyorum
Ama gözlerin yetiyor anlamaya
Ve anladığım kadarıyla
Bıraktığın beni istiyorsun.
Keşke bulabilseydin
Keşke kalabilseydim öylece.
Simdi söyleyecek söz bulamıyorum
Nerden başlasam bilmiyorum
Oysa bildiğini sanıyordum…

Haberin yok mu?
Yokluğunla evlendim!..


                               Göksel Yanlar

 

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

15/9/2008 - ÖNEMLİ BİR DURUM


LONDRA - İngiliz bilim adamlarının yaptığı araştırmalar, bilgisayar klavyelerinde, klozetteki kadar bakteri bulunduğunu ortaya koydu.
Bilgisayar klavyelerinde bulunan milyonlarca bakterinin kullanıcılarda ishal, kusma ve benzeri pek çok rahatsızlığa yol açabildiğine dikkat çeken bilim adamları, -, klavyelerin üzerindeki bakterilerle klozet ve tuvaletlerin kapı kollarında bulunan bakterileri karşılaştırdı.

Bilim adamları, araştırmada kullanılan bir klavyenin kesinlikle kullanılmamasını istedi ve bu klavyede, bir klozettekinden 5 kat fazla bakteri bulunduğunu, kirliliğin, kabul edilebilir düzeyin 150 kat üstünde olduğunu belirtti.

Bilim adamları, klavyelerde bakteri üremesinin en önemli sebebinin, kullanıcıların bilgisayar başında yemek yemesi olduğunu kaydetti ve dökülen kırıntıların bakterilerin üremesine yol açtığını ifade etti. Bilim adamları, kullanıcıların kişisel temizliğe dikkat etmemesinin, el yıkamamasının da bakteriyel kirliliğe neden olduğunu bildirdi.

Anketler, her 10 kişiden birinin “asla” klavyesini temizlemediğini gösteriyor.

Bilim adamları, bakteriyel kirlilik tehlikesinin telefon ahizelerinde de bulunduğu konusunda uyardı

haber alinti

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

19/6/2007 - GEL SEVGİLİ!..

Gel Sevgili!... Ey benim su güzelim!
Kuyumun incisi...
Kuytumun ışığı...
Ayarı bozulmuş aşkların kundağını sar!..
Giyotine sürülmüş kıvrak acıların ellerinden tut!..
Gel Sevgili!.. Mahzun lalem...
Bir bahar düşleyelim...Kar kokan bir günde yeşersin içimizde tuttuğumuz buhur niyetler!...
Ansızın gidiverelim bir dağ yamacına...
Kekik kokulu bir anımız olsun bizimde!
Göğü patlak vermiş bu dünyadan geçelim... Geçilmeye değer bir yere...
Sonra adımız olsun... Harfleriyle kalbimize şahitlik edecek. a(n)dımız!...
Bizden sonra aşkı seyreyleyecek bir güzellik bulsun bizi...
Gel Sevgili!... Tanımsız güzelliğim benim!
Benim sevabım... Benim ahım...
Turna katarları uğurluyor akşamları içimden içini...
Derunuma sakladığım tüm duygulara el uzatıyor mahlukat!...
Derdim var: namus!...
Derdim var:aşk!...
Derdim ar!
Gururu kenar mahallelere sürdüler tekinsiz dualarla...
Üstelik ıssızdı laleleri peşkeş çektikleri iklim!..
İklim sensizdi Sevgili..yani ki sessizdi içimde ölüm ...
Ölmeden yaşamak benim en makûs talihimdi...
Gözlerimde tütsülü bir gecenin siyah örtüsü...
Yangınlar çalıyor şehrimin güzelliğini...
Aziz akşamlar hüsrana sürüyor beni....
Ayaklarım çakılmıyor işte olduğu yere!... Gidiyorum...
Lanet okumak geçiyor içimden her şeye... Merkezi nefs olan şu kısır döngüye!
Her şeydeki kimsesizliğe...
Gel sevgili! Gel gül kırgınlığım...
Gel sıla yarası...
Gelişine milyon kez sebep olsun kalbimizi karartan şer vakitleri...
Secdeye varmayan alınlar... Dua tutmayan diller..
Gelişine milyon kez sebep olsun Seni görmeden görür gibi sevmişliğimiz...
Gidişinin sırrı neyse gelişinde düğümler atsın düğüm üstüne
Çözülmeyiverelim!
Gel sevgili! Gel gözlerini süründüğüm ey!
Çöz yüreğimde yer etmiş çıkmazlardan aklımı..
Sürme sarp yamaçlara türküleri...
Gel sevgili!..
İlk, sen gel!... Senden sonra gelsin yaşamak için ölümler!..
Senden sonra gelsin gelmesi gerekenler... Bir rüyayı düşlemek gibi...
Bir yemini bozmak gibi... Bir düğümü çözmek gibi... Bir karayı aklamak gibi...
Dönmek gibi... Yeniden başlamak gibi...
Gel Sevgili!... Gel Efendim... Yamandır derdim...
Bu çöl o çöle benzemiyor... Kaktüsler altında kan kokusunu çekiyoruz içimize
Gel Efendim... Hatrım sensiz vurgun yemiş gökyüzüne dönüyor...
Yıldızlar sönüyor... Devran öyle geldi böyle gidiyor...
Gel Efendim! Bir gülüverelim... Bir gülü derelim...

alıntı

 

Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

18/1/2007 - BEKLEYİŞİMİN ÖYKÜSÜ

Günler güz yaprakları gibi birer birer dökülürken ayaklarımın dibine,
ben her gece karanlığa dikip gözlerimi senin aydınlığını bekledim.
Sen yoktun...

Binlerce adım attım bu kentin sokaklarında. Her köşeyi,
her parkı, her ağacı ezberledim. Sevdaya bulanmış
her kaldırım taşında senin adını aradım.
Sen yoktun...

Evlerin duvarları birer birer üzerime yıkıldı.
Her bir hücremin acısını ta yüreğimde hissederken
beni enkazın altından çekip alacak elini aradım.
Sen yoktun...

Özlem şarkılarını ezberledim. Kimini bağıra bağıra,
kimini fısıltıyla söyledim. Karanlığa haykırdım hasretimi.
Sesimi duyacaksın diye bekledim.
Sen yoktun...

Senden gelecek bir tek haberi bekledim. Saatler asırlar gibi geldi,
geçmedi. Çalan her telefonu yüreğimin deli bir çağlayana dönen
atışlarıyla açtım. Senden başka duyduğum her seste hep aynı
hayâl kırıklığını yaşadım. Onlar beni duymak istiyordu, bense seni.
Sen yoktun...

Seni aramaktan yorgun düşmüş bedenimi karanlığın kucağına
uzattım her gece. Bir an önce sabah olsun diye uykunun
beni çekip almasını istedim. Olmadı.
Kaç gece sabahı ettim gözlerimi kapamadan, kaç gece
merdivendeki ayak seslerini dinledim gelen sensindir diye.
Sen yoktun...

Her yağmurla birlikte hüzün de yağdı bu kentin üzerine. Bulutlar
yalnızlığın işaretiydi benim için. Beni ıslatan yağmur olmadı.
Ben senin özleminle sırılsıklamdım her mevsim.
Hayat; merhaba dedi bahara çiçek çiçek. Uzun kıştan sonra
gelmez dediğim göçmen kuşların dönüşünü gördüm.
Sen yoktun...

Her istasyon her otogar adresim oldu. Bir trenden inersin sandım.
Otobüslerdeki her yolcuya sensin diye baktım. Ya da yolculuklara
vurdum kendimi. Kimsenin uğramadığı köylere, adı duyulmamış
kasabalara gittim. Senden bir iz aradım.
Sen yoktun...

Denizin sonsuz maviliğine umut bağladım. Kıyılarda tükettim
bekleyişlerimi. Hep sensiz gemiler geçti limanlardan.
Ben gemicilerin hasret türkülerine eşlik ettim.
Sen yoktun...

Gözümden bir tek damla yaş akmadı. Onlar sana aitti, sana
kalmalıydı. Kimselere söyleyemedim acılarımı, bekleyişimin
öyküsünü kimselere anlatamadım.
Nice fırtınalar koptu yüreğimde. Dalgalar dövdü hayallerimi.
Sığınacak bir liman, yaslanacak bir omuz aradım.
İçimi dökecek bir insan aradım.
Sen yoktun...

Her gece ay paramparça oldu. Her gece yıldızlar birer
birer düştü sokaklara. Yıldızları saçına takıp gelmeni bekledim.
Ayı avucunda bana getirmeni bekledim. Ve bir güneş gibi doğup
aydınlatmanı bekledim bu kapkara dünyamı. Ama.
Sen yokt
  

(BU ŞİİRİN YAZARINI BİLİYORSANIZ LÜTFEN BANADA BİLDİRİN)

Yorum (6) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

5/1/2007 - PAPATYA TARLASI

 

PAPATYA TARLASI

Papatya tarlasi Bir papatya tarlasi düsün.. Ilkbahar ayi..Ve sen onun yanindan geçen yolda yürüyorsun ve o papatya tarlasinda bir papatya dikkatini çeker..Binlercesinden birisidir ama sen onun yanina gidersin.. Onda seni çeken bir seyler vardir.. O papatyayi oldugu yerden koparirsin.. Sadece senin olsun istersin.. Sadece senin..Ölecegini düsünmeden.
Ve gidersin o tarladan. Bence bu tutku.. Içindeki
siddetin durduramadigi bir bencillik ama bir o kadar güzel ve hapsedici. Yine o tarlanin kenarindaki yolda yürüyorsundur.. Yine milyonlarcasi arasinda bir tanesi seni çeker.. Yaklasirsin yanina.. Yanina gidersin o
papatyanin.. Gözlerin baskasini görmez olur o an. Onun için herseyi yapmak istersin.. Dokunmak istersin.. Dokunamazsin, orada onunla ölmek istersin. Ama birden hafif bir rüzgar eser ve bir baska güzel çiçek kokusu gelir burnuna.. Dayanamazsin onun kokusuna.. Unutturur
herseyi bir anda ve o kokunun geldigi yöne gidersin..O papatya orada kalmistir.. Yüreginin bir kenarinda.. Paylasilmamistir bir çok sey.. Unutulmamaıştır bir  çok sey.. Unutulmaz belki ama geri de dönülmez ona.. Ask bence böyle bir sey.. Yine o yoldasin.. Papatya tarlasinin yanindan geçen.. Ve yine bir papatya... Milyonlarcasinin içinde seniçeker.. Gidersin yanina.. Orada kalakalirsin.. O hiç ölmesin diye her seyi yaparsin.. Tüm gücünle onunla olmak istersin.. Oradan seni koparacak hiç bir güç olmadigina inanirsin.. Ve orada onunla ölene kadar
birlikte kalirsin..
Bence sevgi de bu.

Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

16/12/2006 - DOSTLUK..

GÜNÜMÜZDE KOLAY KOLAY BULUNMAYAN BULUNDUĞU ZAMAN HAYATTAKİ TÜM ŞEYLER
GİBİ DEĞERİ BİLİNEYEN BAZEN, TEK KALEMDE SİLİNEBİLEN AMA BAZEN HAKKINI
VEREREK YAŞAYIP, HAYATI PAHASINA Bİ TAKIM ŞEYLERİ PAYLAŞABİLMEK, BİR AVUÇ
MUTLULUĞU DEĞİL,
BİR DAMLA GÖZYAŞINI DA BERABER PAYLAŞMAKTIR.ASIL DOSTLUK...
YAPMACIK DEĞİL GEÇİCİ DEĞİL,İÇTEN SICAK SAMİMİ VE SONSUZADEK YAŞANMASI
DİLEĞİYLEEEE..

 

 

 

 


 

Yorum (9) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

16/12/2006 - KURBAĞA MİSALİ BİR HAYAT.

      BIR HAYAT DERSİ
 

GÜNLERDEN BİR GÜN KURBAĞA YARIŞI DÜZENLENMİŞ!!!

HEDEF YÜKSEK BİR KULENİN TEPESİYMİŞ...

 

KALABALIK ONLARI GÖRMEK VE ALKIŞLAMAK İÇİN TOPLANMIŞ.

 

YARIŞ BAŞLAMIŞ

ASLINDA KİMSE ONLARIN TEPEYE VARACAKLARINA İNANMIYORMUŞ...

 

VE ŞÖYLE KONUŞUYORLARMIŞ ARALARINDA ;

 

« BOŞUNA !!! NASIL OLSA BAŞARAMAYACAKLAR... »
 

KURBAĞALAR YAVAŞ YAVAŞ CESARETLERİNİ KAYBETMEYE BAŞLAMIŞLAR

 

YALNIZ BİR TANESİ BÜTÜN GÜCÜYLE TIRMANMAYA DEVAM EDİYORMUŞ...

VE İNSANLAR KONUŞMAYA DEVAM EDİYORLARMIŞ

 

« HAKİKATEN YAZIK !!! NASIL OLSA TEPEYE VARAMAYACAKLAR !... »


VE KURBAĞALAR YENİLGİYİ KABULLENMEK ZORUNDA KALMIŞLAR...BİR TANESİ HARİÇ ! O, BÜTÜN KOŞULLARA RAĞMEN DEVAM EDİYORMUŞ......


SONUÇTA, O BİR TANESİ HARİÇ, HEPSİ YARIŞI TERK ETMİŞLER... O İSE KULENİN TEPESİNE TEK BAŞINA ÇIKABİLMİŞ...

 

HERKES ŞAŞKINLIK İÇİNDE BUNU NASIL BAŞARDIĞINI MERAK ETMİŞ !

İÇLERİNDEN BİR TANESİ ONA YAKLAŞIP BU YARIŞI NASIL TAMAMLADIĞINI SORMUŞ...


VE GÖRMÜŞ Kİ.......

O SAĞIRMIŞ !!!

...SİZ SİZ OLUN NEGATİF DUYGULAR TAŞIMA ALIŞKANLIĞI OLAN İNSANLARI DİNLEMEYİN...

 

 

ÇÜNKÜ ONLAR SİZİN YÜREĞİNİZDE TAŞIDIĞINIZ EN GÜZEL UMUTLARI YOK EDERLER !!!!


İŞİTTİĞİNİZ VEYA OKUDUĞUNUZ SÖZLERİN NE DENLİ TESİRLİ OLDUKLARINI BİLİN...

 

VE HER ZAMAN POZİTİF DÜŞÜNÜN !!!


POSITIF !

 

SONUÇ :

YAPAMAZSIN DİYENLERE KULAKLARINIZI

TIKAYIN !!!

KENDİNİZE İYİ BAKIN...

 

 

 

 

 

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

7/12/2006 - BENDE SANA YETECEK KADAR BİR BEN KALMADI...

Bende Sana Yetecek Kadar Ben Kalmadı
Sus pus olmuş, puslu bir İstanbul'muydu yüzün, yoksa
çok bildik hüzünler mi taşınmıştı yüzüne
Dolmabahçe da çay tadında....
Divit ucuyla yazılmış bir aşkın sureti vardı avuçlarında,
tarih bir başka iklimin kıvamını gösteriyordu.
Ben rehnedilmiş yelkovan gibi... hani akrep'i seven ama
yüreği takvim yokuşlarında...

Sinemada elinin elimde terleyişinin bir anlamı olmalı,
sesinin sesimde yankılanmasının... sanki perdedekine
üzülmüş ya da sevinmişsin de tesadüfen akmış yüzün
içime... Yalan! Sen perdeye bakıyorsun, fikrin benim
seyir defterimde.. ve ben amerikanca bir filmi kürtçe
seyrediyorum...

Kadın Beyoğlu'nun bir kış akşamında,
üstündeki deri montun sahibine küs, soğukluğundan
muzdarip yürüyordu... Adam da... Yürümek hiçbir şeyi
çözmüyordu, bazı Aralık akşamlarında... Parmağında
yaralı bir öyküyü taşıyordu adam... Kadının yüzünde
bir hüzün... Hüzünlü aralık akşamında bir yüzük...
Yüzüğün yüzünde dünya güzeli bir kadının kehaneti...
... Soğuğun ve karanlığın vehameti!

Hayatı, bir başkasının pantolonu gibi, küçültülmüş,
daraltılmış... İlk sahibinin o pantalonla yaşadığı şeyler,
yani pantalonu pantalon yapan anılar, bazı ilkbahar
bereleri yüzünden yapılan yamalar, ter tüketen
yazlar... Hepsi daraltılmış... Yaşananlara bir beden
büyük geliyor artık hayat!

Bir aşkı paylaşmak için çok geç, bir paylaşıma aşık
olmak içinse erken... Beni sevda yerimden vurdu yine
zaman... Şimdi sana söylenecek tek cümle:

Bende sana yetecek kadar ben kalmadı...
Yılmaz Erdoğan

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

... Kategoriler Arkadaşlarım

*visal
ebrese
hamitakcay
erdemselvi
noleafclower
SeyirciKalma
hvaris
temizekran
elki
katre
derin
tugbatugba
LeJardin
ilkerpamukcu
edessa
aslinazan
ilkayoguzhan
frekans
sudaayakizleri
raciegi
DolunayVakti
omasozturk
batumania
extacyESC
iddaa
nedimali
blogekle
nazenim
dilbeste
naribeyza
kartopum
dostlukrehberi
AR
biraders
muhammedmansur06
tekeli
hasanC
sadakat
yasamadair
angelgirl1
erdemersin
leoss
bloglist
dungeon
PapatyaDiyari
yakko
ulkuodabas
hatto
mavigemi
PapatyaDiyariKart
kafdagi
azra053
gahan
ortaasya
inky
ayazma7
Ozdemir
eraslangs
melodii
fezawww
bereket
hayalet789
Academy
elila
raufreis
boti
PapatyaDiyariHikaye
ikizler
arzu535
yusufahmed
mavidiyar
mimarsami
maviyakamoz23
calikusuaydan
ifsa
alperenbirlik
yavuzalp
sevince
serkanavruz
uzmanblog
tezene
suzandilara
rainbow7
gozum
gonuldunyasi
kitabooku
amanett
genocide
gulernameste
bilgilerdunyasi
BESMELE
caglayangunaltay
gazeteoku
unimer
yikilmadim
SUSKUNSOKAKLAR
ipekyolu<


Google

Reklam

style="position:absolute;top:0px;left:0px" alt="MySpace Layouts"> SUZİDİL - Blogcu style="position:absolute;top:0px;left:0px" alt="MySpace Layouts">



SUZİDİL

1/1/2009 - LÜTFEN DUYARSIZ OLMAYALIM!!!

MERHABALAR

 

Hatasiyla yanlisiyla, üzüntüsü ve sevinciyle,

Acisiyla tatlisiyla bir yili daha tüketmek üzereyiz.

Genelde hepimizin yeni yila girerken temennilerimiz olur.

- Yeni yilda sigarayi birakacam

- Yeni yilda 5 kilo verecem

- Yeni yilda insanlara karsi daha saygili olacam

- vs vs vs..

Haddizatinda bütün bunlar icin bir yilbasini beklemek gerekmez:)

Farkli bir insan olmak bütün kötü aliskanliklari birakmak konusunda gercekten samimiyseniz zaman sadece bahanedir.

Kendimize verdigimiz sözlere bakarsaniz nedense hep bu bayramdan bu haftasonundan bu aybasinda vs vs gibi zamana tabi tutariz.

Oysa dedim ya sözümüzün eri olsak sundan bundan SONRA degil HEMEN SIMDI harekete gecerdik.

Simdi bir düsünecek olursak 2007 den 2008 e gecerken verdigimiz sözlerin hangilerini gercekten samimiyetle verdik ve uyguladik?

Yoksa bu senesonunda ki temennilerimiz ile gecen senenin ki ayni mi? Büyük ihtimal öyledir:)

O halde gelin ya sözümüzün sahibi olalim ya da kendimizi bosuna kandirmiyalim;

Tabi bu isin bir latifesi..

FILISTIN....

 

Gectigimiz hafta icinde insan olan herkesin kanini donduracak bir olaya sahit olduk.

Her ne kadar yeni bir yila hazirlik yapiyorsada insanoglu eski huylarindan aliskanliklarindan ve daha kötüsü zulmunden vazgecemiyor.

Kis sogunun bastirdigi su günlerimizde rahatlik bizleri rahatsiz ederken, dogdugu günden beri rahatlik nedir bilmeyen zavalli Filistin halki agir bir saldiriya maruz kalmistir.

Simdi bundan bize ne diyebilirsiniz.

Bana dokunmayan yilan bin yasasin da diyebilirsiniz. Fakat ben bizim insanimizin bu tür vurdumduymazligi yapamiyacaklarinin kanaatini tasidigimdan kendi duygularimi kendi capimda belirtmek istiyorum.

Bizler insan olarak toplumsal varliklarizdir.

Hayatin hizli akisi ve kavgasi ister istemez özümüzden ve insanligimizdan bircok sey alip götürmektedir. O kadar ki günümüzde komsu iliskilerimiz dahi dumura ugramis izole olmus bir toplum olmusuz. Bu aci manzara karsisinda kayitsiz kalmak ne buyuk bir hicran.

Filistin ve diger ülkelerdeki insanlar ister müslüman olsun ister olmasin herkesin meselesidir.

Zira bir zulum var ortada. Zulme kayitsizkalmak o zulme ortak olmakla es degerdedir.

Isin siyasi boyutu beni ilgilendirmiyor. Ben isin insani boyutundan bahsediyorum.

Filistinde ve diger ülkede zulum altinda olan ve bu soguk kis günlerinde bir tas sicak corbaya muhtac olan, bizler simsicak yataklarimizda yatarken sokaklarda donupta ölen insanlardan bahsediyorum.

Evet belki istahiniz kaciyordur belki de huzursuz oluyorsunuzdur, fakat yasadigimiz dünya ve zaman budur.

Peki Ne yapabiliriz?

Elimizden hicbisey gelmese de,

Yilbasi kutlamalarina harciyacagimiz parayi onlara yardim eden kuruluslara bagisliyalim.

Bir yilbasini biz kutlamazsak ölmeyiz ama onlar bizim yardimlarimizdan mahrum kalirsa öleceklerdir.

Yilbasi gecesinde 5 cesit yemek yerine 3 cesit yemekle yetinelim ve diger 2 cesitin parsini maaliyetini onlara bagisliyalim.

Damlaya damlaya göl olur...

Türkiye de ki arkadaslar icin:

Kimse Yok Mu dernegine Vodafone hattindan 5777 numaraya bir mesaj atmakla buyuk destek yapmis olursunuz.

Bu 40 kontorluk bir bagistir.

40 kisiye Yilbasi mesaji yollamaktan cok daha hayirlidir!!

Avrupa ve diger ulkelerde ki arkadaslar icin:

Kimse Yok Mu dernegin hesabina gönlünüzce bir bagis yapiniz. Buraya vereceginiz 5 Euro bagis inanin 500 Euroluk havai fisek paketlerinden cok daha hayirlidir.

 

 

Hic Bir sey mi yapamiyorsunuz.

Bir aninizi 5 dakikanizi onlara ayirin ve onlari düsünün dua ediniz.

Annenize babaniza cocuklariniza baktiginizda o yetimleri öksüzleri bir düsünün!

Düsünün ki hem onlara dua etmis olasiniz hem de kendi ailenizin kiymetini kaybetmeden bilmis olasiniz!

 

LUTFEN DUYARSIZ OLMAYALIM!!!

 Belki alisilmisligin disinda bir yazi oldu ve bu kardesinizi belkide yadirgadiniz.

 Simdi Sira SIZDE!!

      2009 yilinin sizlere ve tum insanlık alemine hayirlara vesile olması temennisiyle Allaha Emnet olun..

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

17/12/2008 -



HALİMİ SORMA

 

Diyorsun ki mektuplar yanıyor

Mektup yanmaz adam yanar

 

Halimi sorma

Sen bilemezsin

Bir kıtaya gölge ettikten sonra

Bir bıçak darbesiyle yıkılan çınarın hikâyesini.

Ah bu benim korktu mu söylemeyen,

Sevdi mi gözlerini kaçıran,

Ağlamak için yağmurlu havaları bekleyen yanım.

Büyüyor kelimeler

Sığmıyor içime

Acıyor canım

Bir tunç heykel gibi hayata meydan okumak

Ayak seslerimle gök gürültüsünü bastırabilmek için

Topuklarımı kanatırcasına koştum

Koştum ki, çivit mavisi gecelerde

Aynalara binlerce kez söylediğim sözleri

Sana da söyleyecektim

Olmadı

Açılmadı kapılar

Anahtarlar kilide uymadı

Gözlerimin altındaki mor halkalardan

Okuyabildin mi sevda yaşımı?

Ben neden böyle hep uykusuzum,

Neden gözlerim hep kan çanağı bilir misin?

Sabah vakti güneş doğarken

Sazımın tellerinde bir türkü yanar

Bir kez de sana dinletebilmek için pusuda beklerim

 

Halimi sorma

Çünkü yok sorularının cevabı bende

Çünkü yok yüzümün karşılığı aynalarda

Çünkü, çünkü ben artık tedavülde değilim

 

Halimi sorma

Anlatsam da anlayamazsın

Azap, dağdan düşen bir kartopu gibi büyür adamın içinde

Beni mi tanımak istiyorsun

Yüzümdeki çizgilerden anlamadıysan

Yine de söyleyeyim

Ben iki değirmen taşının arasına sıkışmış

Zavallı bir buğday tanesiyim.

 

Ahmet Selim

 

 

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

15/9/2008 - Tozlu Kafes

 

  Tozlu Kafes

Merhaba vefasızım
Göçmen kuşların dünyasından
Hoş geldin tozlu kafesime.
Geleceğini bilseydim
Etrafa saçılmış düş kırıklarımı toplardım
Kusura bakma
Dağınık tümcelerle karşıladım seni.
Dikkat et!
Düş kırıklarım ayağına batmasın
Terliklerimi sana vereyim
Ben alıştım bu acılara
Sen dayanamazsın.

Mâzur gör kekeleyen sözlerimi
Dedim ya,
Tümcelerim düş kırıklarım,
Ortalık darmadağınık…

Neden geldiğini bilmiyorum
Ama gözlerin yetiyor anlamaya
Ve anladığım kadarıyla
Bıraktığın beni istiyorsun.
Keşke bulabilseydin
Keşke kalabilseydim öylece.
Simdi söyleyecek söz bulamıyorum
Nerden başlasam bilmiyorum
Oysa bildiğini sanıyordum…

Haberin yok mu?
Yokluğunla evlendim!..


                               Göksel Yanlar

 

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

15/9/2008 - ÖNEMLİ BİR DURUM


LONDRA - İngiliz bilim adamlarının yaptığı araştırmalar, bilgisayar klavyelerinde, klozetteki kadar bakteri bulunduğunu ortaya koydu.
Bilgisayar klavyelerinde bulunan milyonlarca bakterinin kullanıcılarda ishal, kusma ve benzeri pek çok rahatsızlığa yol açabildiğine dikkat çeken bilim adamları, -, klavyelerin üzerindeki bakterilerle klozet ve tuvaletlerin kapı kollarında bulunan bakterileri karşılaştırdı.

Bilim adamları, araştırmada kullanılan bir klavyenin kesinlikle kullanılmamasını istedi ve bu klavyede, bir klozettekinden 5 kat fazla bakteri bulunduğunu, kirliliğin, kabul edilebilir düzeyin 150 kat üstünde olduğunu belirtti.

Bilim adamları, klavyelerde bakteri üremesinin en önemli sebebinin, kullanıcıların bilgisayar başında yemek yemesi olduğunu kaydetti ve dökülen kırıntıların bakterilerin üremesine yol açtığını ifade etti. Bilim adamları, kullanıcıların kişisel temizliğe dikkat etmemesinin, el yıkamamasının da bakteriyel kirliliğe neden olduğunu bildirdi.

Anketler, her 10 kişiden birinin “asla” klavyesini temizlemediğini gösteriyor.

Bilim adamları, bakteriyel kirlilik tehlikesinin telefon ahizelerinde de bulunduğu konusunda uyardı

haber alinti

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

19/6/2007 - GEL SEVGİLİ!..

Gel Sevgili!... Ey benim su güzelim!
Kuyumun incisi...
Kuytumun ışığı...
Ayarı bozulmuş aşkların kundağını sar!..
Giyotine sürülmüş kıvrak acıların ellerinden tut!..
Gel Sevgili!.. Mahzun lalem...
Bir bahar düşleyelim...Kar kokan bir günde yeşersin içimizde tuttuğumuz buhur niyetler!...
Ansızın gidiverelim bir dağ yamacına...
Kekik kokulu bir anımız olsun bizimde!
Göğü patlak vermiş bu dünyadan geçelim... Geçilmeye değer bir yere...
Sonra adımız olsun... Harfleriyle kalbimize şahitlik edecek. a(n)dımız!...
Bizden sonra aşkı seyreyleyecek bir güzellik bulsun bizi...
Gel Sevgili!... Tanımsız güzelliğim benim!
Benim sevabım... Benim ahım...
Turna katarları uğurluyor akşamları içimden içini...
Derunuma sakladığım tüm duygulara el uzatıyor mahlukat!...
Derdim var: namus!...
Derdim var:aşk!...
Derdim ar!
Gururu kenar mahallelere sürdüler tekinsiz dualarla...
Üstelik ıssızdı laleleri peşkeş çektikleri iklim!..
İklim sensizdi Sevgili..yani ki sessizdi içimde ölüm ...
Ölmeden yaşamak benim en makûs talihimdi...
Gözlerimde tütsülü bir gecenin siyah örtüsü...
Yangınlar çalıyor şehrimin güzelliğini...
Aziz akşamlar hüsrana sürüyor beni....
Ayaklarım çakılmıyor işte olduğu yere!... Gidiyorum...
Lanet okumak geçiyor içimden her şeye... Merkezi nefs olan şu kısır döngüye!
Her şeydeki kimsesizliğe...
Gel sevgili! Gel gül kırgınlığım...
Gel sıla yarası...
Gelişine milyon kez sebep olsun kalbimizi karartan şer vakitleri...
Secdeye varmayan alınlar... Dua tutmayan diller..
Gelişine milyon kez sebep olsun Seni görmeden görür gibi sevmişliğimiz...
Gidişinin sırrı neyse gelişinde düğümler atsın düğüm üstüne
Çözülmeyiverelim!
Gel sevgili! Gel gözlerini süründüğüm ey!
Çöz yüreğimde yer etmiş çıkmazlardan aklımı..
Sürme sarp yamaçlara türküleri...
Gel sevgili!..
İlk, sen gel!... Senden sonra gelsin yaşamak için ölümler!..
Senden sonra gelsin gelmesi gerekenler... Bir rüyayı düşlemek gibi...
Bir yemini bozmak gibi... Bir düğümü çözmek gibi... Bir karayı aklamak gibi...
Dönmek gibi... Yeniden başlamak gibi...
Gel Sevgili!... Gel Efendim... Yamandır derdim...
Bu çöl o çöle benzemiyor... Kaktüsler altında kan kokusunu çekiyoruz içimize
Gel Efendim... Hatrım sensiz vurgun yemiş gökyüzüne dönüyor...
Yıldızlar sönüyor... Devran öyle geldi böyle gidiyor...
Gel Efendim! Bir gülüverelim... Bir gülü derelim...

alıntı

 

Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

18/1/2007 - BEKLEYİŞİMİN ÖYKÜSÜ

Günler güz yaprakları gibi birer birer dökülürken ayaklarımın dibine,
ben her gece karanlığa dikip gözlerimi senin aydınlığını bekledim.
Sen yoktun...

Binlerce adım attım bu kentin sokaklarında. Her köşeyi,
her parkı, her ağacı ezberledim. Sevdaya bulanmış
her kaldırım taşında senin adını aradım.
Sen yoktun...

Evlerin duvarları birer birer üzerime yıkıldı.
Her bir hücremin acısını ta yüreğimde hissederken
beni enkazın altından çekip alacak elini aradım.
Sen yoktun...

Özlem şarkılarını ezberledim. Kimini bağıra bağıra,
kimini fısıltıyla söyledim. Karanlığa haykırdım hasretimi.
Sesimi duyacaksın diye bekledim.
Sen yoktun...

Senden gelecek bir tek haberi bekledim. Saatler asırlar gibi geldi,
geçmedi. Çalan her telefonu yüreğimin deli bir çağlayana dönen
atışlarıyla açtım. Senden başka duyduğum her seste hep aynı
hayâl kırıklığını yaşadım. Onlar beni duymak istiyordu, bense seni.
Sen yoktun...

Seni aramaktan yorgun düşmüş bedenimi karanlığın kucağına
uzattım her gece. Bir an önce sabah olsun diye uykunun
beni çekip almasını istedim. Olmadı.
Kaç gece sabahı ettim gözlerimi kapamadan, kaç gece
merdivendeki ayak seslerini dinledim gelen sensindir diye.
Sen yoktun...

Her yağmurla birlikte hüzün de yağdı bu kentin üzerine. Bulutlar
yalnızlığın işaretiydi benim için. Beni ıslatan yağmur olmadı.
Ben senin özleminle sırılsıklamdım her mevsim.
Hayat; merhaba dedi bahara çiçek çiçek. Uzun kıştan sonra
gelmez dediğim göçmen kuşların dönüşünü gördüm.
Sen yoktun...

Her istasyon her otogar adresim oldu. Bir trenden inersin sandım.
Otobüslerdeki her yolcuya sensin diye baktım. Ya da yolculuklara
vurdum kendimi. Kimsenin uğramadığı köylere, adı duyulmamış
kasabalara gittim. Senden bir iz aradım.
Sen yoktun...

Denizin sonsuz maviliğine umut bağladım. Kıyılarda tükettim
bekleyişlerimi. Hep sensiz gemiler geçti limanlardan.
Ben gemicilerin hasret türkülerine eşlik ettim.
Sen yoktun...

Gözümden bir tek damla yaş akmadı. Onlar sana aitti, sana
kalmalıydı. Kimselere söyleyemedim acılarımı, bekleyişimin
öyküsünü kimselere anlatamadım.
Nice fırtınalar koptu yüreğimde. Dalgalar dövdü hayallerimi.
Sığınacak bir liman, yaslanacak bir omuz aradım.
İçimi dökecek bir insan aradım.
Sen yoktun...

Her gece ay paramparça oldu. Her gece yıldızlar birer
birer düştü sokaklara. Yıldızları saçına takıp gelmeni bekledim.
Ayı avucunda bana getirmeni bekledim. Ve bir güneş gibi doğup
aydınlatmanı bekledim bu kapkara dünyamı. Ama.
Sen yokt
  

(BU ŞİİRİN YAZARINI BİLİYORSANIZ LÜTFEN BANADA BİLDİRİN)

Yorum (6) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

5/1/2007 - PAPATYA TARLASI

 

PAPATYA TARLASI

Papatya tarlasi Bir papatya tarlasi düsün.. Ilkbahar ayi..Ve sen onun yanindan geçen yolda yürüyorsun ve o papatya tarlasinda bir papatya dikkatini çeker..Binlercesinden birisidir ama sen onun yanina gidersin.. Onda seni çeken bir seyler vardir.. O papatyayi oldugu yerden koparirsin.. Sadece senin olsun istersin.. Sadece senin..Ölecegini düsünmeden.
Ve gidersin o tarladan. Bence bu tutku.. Içindeki
siddetin durduramadigi bir bencillik ama bir o kadar güzel ve hapsedici. Yine o tarlanin kenarindaki yolda yürüyorsundur.. Yine milyonlarcasi arasinda bir tanesi seni çeker.. Yaklasirsin yanina.. Yanina gidersin o
papatyanin.. Gözlerin baskasini görmez olur o an. Onun için herseyi yapmak istersin.. Dokunmak istersin.. Dokunamazsin, orada onunla ölmek istersin. Ama birden hafif bir rüzgar eser ve bir baska güzel çiçek kokusu gelir burnuna.. Dayanamazsin onun kokusuna.. Unutturur
herseyi bir anda ve o kokunun geldigi yöne gidersin..O papatya orada kalmistir.. Yüreginin bir kenarinda.. Paylasilmamistir bir çok sey.. Unutulmamaıştır bir  çok sey.. Unutulmaz belki ama geri de dönülmez ona.. Ask bence böyle bir sey.. Yine o yoldasin.. Papatya tarlasinin yanindan geçen.. Ve yine bir papatya... Milyonlarcasinin içinde seniçeker.. Gidersin yanina.. Orada kalakalirsin.. O hiç ölmesin diye her seyi yaparsin.. Tüm gücünle onunla olmak istersin.. Oradan seni koparacak hiç bir güç olmadigina inanirsin.. Ve orada onunla ölene kadar
birlikte kalirsin..
Bence sevgi de bu.

Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

16/12/2006 - DOSTLUK..

GÜNÜMÜZDE KOLAY KOLAY BULUNMAYAN BULUNDUĞU ZAMAN HAYATTAKİ TÜM ŞEYLER
GİBİ DEĞERİ BİLİNEYEN BAZEN, TEK KALEMDE SİLİNEBİLEN AMA BAZEN HAKKINI
VEREREK YAŞAYIP, HAYATI PAHASINA Bİ TAKIM ŞEYLERİ PAYLAŞABİLMEK, BİR AVUÇ
MUTLULUĞU DEĞİL,
BİR DAMLA GÖZYAŞINI DA BERABER PAYLAŞMAKTIR.ASIL DOSTLUK...
YAPMACIK DEĞİL GEÇİCİ DEĞİL,İÇTEN SICAK SAMİMİ VE SONSUZADEK YAŞANMASI
DİLEĞİYLEEEE..

 

 

 

 


 

Yorum (9) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

16/12/2006 - KURBAĞA MİSALİ BİR HAYAT.

      BIR HAYAT DERSİ
 

GÜNLERDEN BİR GÜN KURBAĞA YARIŞI DÜZENLENMİŞ!!!

HEDEF YÜKSEK BİR KULENİN TEPESİYMİŞ...

 

KALABALIK ONLARI GÖRMEK VE ALKIŞLAMAK İÇİN TOPLANMIŞ.

 

YARIŞ BAŞLAMIŞ

ASLINDA KİMSE ONLARIN TEPEYE VARACAKLARINA İNANMIYORMUŞ...

 

VE ŞÖYLE KONUŞUYORLARMIŞ ARALARINDA ;

 

« BOŞUNA !!! NASIL OLSA BAŞARAMAYACAKLAR... »
 

KURBAĞALAR YAVAŞ YAVAŞ CESARETLERİNİ KAYBETMEYE BAŞLAMIŞLAR

 

YALNIZ BİR TANESİ BÜTÜN GÜCÜYLE TIRMANMAYA DEVAM EDİYORMUŞ...

VE İNSANLAR KONUŞMAYA DEVAM EDİYORLARMIŞ

 

« HAKİKATEN YAZIK !!! NASIL OLSA TEPEYE VARAMAYACAKLAR !... »


VE KURBAĞALAR YENİLGİYİ KABULLENMEK ZORUNDA KALMIŞLAR...BİR TANESİ HARİÇ ! O, BÜTÜN KOŞULLARA RAĞMEN DEVAM EDİYORMUŞ......


SONUÇTA, O BİR TANESİ HARİÇ, HEPSİ YARIŞI TERK ETMİŞLER... O İSE KULENİN TEPESİNE TEK BAŞINA ÇIKABİLMİŞ...

 

HERKES ŞAŞKINLIK İÇİNDE BUNU NASIL BAŞARDIĞINI MERAK ETMİŞ !

İÇLERİNDEN BİR TANESİ ONA YAKLAŞIP BU YARIŞI NASIL TAMAMLADIĞINI SORMUŞ...


VE GÖRMÜŞ Kİ.......

O SAĞIRMIŞ !!!

...SİZ SİZ OLUN NEGATİF DUYGULAR TAŞIMA ALIŞKANLIĞI OLAN İNSANLARI DİNLEMEYİN...

 

 

ÇÜNKÜ ONLAR SİZİN YÜREĞİNİZDE TAŞIDIĞINIZ EN GÜZEL UMUTLARI YOK EDERLER !!!!


İŞİTTİĞİNİZ VEYA OKUDUĞUNUZ SÖZLERİN NE DENLİ TESİRLİ OLDUKLARINI BİLİN...

 

VE HER ZAMAN POZİTİF DÜŞÜNÜN !!!


POSITIF !

 

SONUÇ :

YAPAMAZSIN DİYENLERE KULAKLARINIZI

TIKAYIN !!!

KENDİNİZE İYİ BAKIN...

 

 

 

 

 

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

7/12/2006 - BENDE SANA YETECEK KADAR BİR BEN KALMADI...

Bende Sana Yetecek Kadar Ben Kalmadı
Sus pus olmuş, puslu bir İstanbul'muydu yüzün, yoksa
çok bildik hüzünler mi taşınmıştı yüzüne
Dolmabahçe da çay tadında....
Divit ucuyla yazılmış bir aşkın sureti vardı avuçlarında,
tarih bir başka iklimin kıvamını gösteriyordu.
Ben rehnedilmiş yelkovan gibi... hani akrep'i seven ama
yüreği takvim yokuşlarında...

Sinemada elinin elimde terleyişinin bir anlamı olmalı,
sesinin sesimde yankılanmasının... sanki perdedekine
üzülmüş ya da sevinmişsin de tesadüfen akmış yüzün
içime... Yalan! Sen perdeye bakıyorsun, fikrin benim
seyir defterimde.. ve ben amerikanca bir filmi kürtçe
seyrediyorum...

Kadın Beyoğlu'nun bir kış akşamında,
üstündeki deri montun sahibine küs, soğukluğundan
muzdarip yürüyordu... Adam da... Yürümek hiçbir şeyi
çözmüyordu, bazı Aralık akşamlarında... Parmağında
yaralı bir öyküyü taşıyordu adam... Kadının yüzünde
bir hüzün... Hüzünlü aralık akşamında bir yüzük...
Yüzüğün yüzünde dünya güzeli bir kadının kehaneti...
... Soğuğun ve karanlığın vehameti!

Hayatı, bir başkasının pantolonu gibi, küçültülmüş,
daraltılmış... İlk sahibinin o pantalonla yaşadığı şeyler,
yani pantalonu pantalon yapan anılar, bazı ilkbahar
bereleri yüzünden yapılan yamalar, ter tüketen
yazlar... Hepsi daraltılmış... Yaşananlara bir beden
büyük geliyor artık hayat!

Bir aşkı paylaşmak için çok geç, bir paylaşıma aşık
olmak içinse erken... Beni sevda yerimden vurdu yine
zaman... Şimdi sana söylenecek tek cümle:

Bende sana yetecek kadar ben kalmadı...
Yılmaz Erdoğan

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

...   Kategoriler           Arkadaşlarım       

*visal
ebrese
hamitakcay
erdemselvi
noleafclower
SeyirciKalma
hvaris
temizekran
elki
katre
derin
tugbatugba
LeJardin
ilkerpamukcu
edessa
aslinazan
ilkayoguzhan
frekans
sudaayakizleri
raciegi
DolunayVakti
omasozturk
batumania
extacyESC
iddaa
nedimali
blogekle
nazenim
dilbeste
naribeyza
kartopum
dostlukrehberi
AR
biraders
muhammedmansur06
tekeli
hasanC
sadakat
yasamadair
angelgirl1
erdemersin
leoss
bloglist
dungeon
PapatyaDiyari
yakko
ulkuodabas
hatto
mavigemi
PapatyaDiyariKart
kafdagi
azra053
gahan
ortaasya
inky
ayazma7
Ozdemir
eraslangs
melodii
fezawww
bereket
hayalet789
Academy
elila
raufreis
boti
PapatyaDiyariHikaye
ikizler
arzu535
yusufahmed
mavidiyar
mimarsami
maviyakamoz23
calikusuaydan
ifsa
alperenbirlik
yavuzalp
sevince
serkanavruz
uzmanblog
tezene
suzandilara
rainbow7
gozum
gonuldunyasi
kitabooku
amanett
genocide
gulernameste
bilgilerdunyasi
BESMELE
caglayangunaltay
gazeteoku
unimer
yikilmadim
SUSKUNSOKAKLAR
ipekyolu<


Google

Reklam

style="position:absolute;top:0px;left:0px" alt="MySpace Layouts">