19/6/2007 - GEL SEVGİLİ!..
Gel Sevgili!... Ey benim su güzelim! Kuyumun incisi... Kuytumun ışığı... Ayarı bozulmuş aşkların kundağını sar!.. Giyotine sürülmüş kıvrak acıların ellerinden tut!.. Gel Sevgili!.. Mahzun lalem... Bir bahar düşleyelim...Kar kokan bir günde yeşersin içimizde tuttuğumuz buhur niyetler!... Ansızın gidiverelim bir dağ yamacına... Kekik kokulu bir anımız olsun bizimde! Göğü patlak vermiş bu dünyadan geçelim... Geçilmeye değer bir yere... Sonra adımız olsun... Harfleriyle kalbimize şahitlik edecek. a(n)dımız!... Bizden sonra aşkı seyreyleyecek bir güzellik bulsun bizi... Gel Sevgili!... Tanımsız güzelliğim benim! Benim sevabım... Benim ahım... Turna katarları uğurluyor akşamları içimden içini... Derunuma sakladığım tüm duygulara el uzatıyor mahlukat!... Derdim var: namus!... Derdim var:aşk!... Derdim ar! Gururu kenar mahallelere sürdüler tekinsiz dualarla... Üstelik ıssızdı laleleri peşkeş çektikleri iklim!.. İklim sensizdi Sevgili..yani ki sessizdi içimde ölüm ... Ölmeden yaşamak benim en makûs talihimdi... Gözlerimde tütsülü bir gecenin siyah örtüsü... Yangınlar çalıyor şehrimin güzelliğini... Aziz akşamlar hüsrana sürüyor beni.... Ayaklarım çakılmıyor işte olduğu yere!... Gidiyorum... Lanet okumak geçiyor içimden her şeye... Merkezi nefs olan şu kısır döngüye! Her şeydeki kimsesizliğe... Gel sevgili! Gel gül kırgınlığım... Gel sıla yarası... Gelişine milyon kez sebep olsun kalbimizi karartan şer vakitleri... Secdeye varmayan alınlar... Dua tutmayan diller.. Gelişine milyon kez sebep olsun Seni görmeden görür gibi sevmişliğimiz... Gidişinin sırrı neyse gelişinde düğümler atsın düğüm üstüne Çözülmeyiverelim! Gel sevgili! Gel gözlerini süründüğüm ey! Çöz yüreğimde yer etmiş çıkmazlardan aklımı.. Sürme sarp yamaçlara türküleri... Gel sevgili!.. İlk, sen gel!... Senden sonra gelsin yaşamak için ölümler!.. Senden sonra gelsin gelmesi gerekenler... Bir rüyayı düşlemek gibi... Bir yemini bozmak gibi... Bir düğümü çözmek gibi... Bir karayı aklamak gibi... Dönmek gibi... Yeniden başlamak gibi... Gel Sevgili!... Gel Efendim... Yamandır derdim... Bu çöl o çöle benzemiyor... Kaktüsler altında kan kokusunu çekiyoruz içimize Gel Efendim... Hatrım sensiz vurgun yemiş gökyüzüne dönüyor... Yıldızlar sönüyor... Devran öyle geldi böyle gidiyor... Gel Efendim! Bir gülüverelim... Bir gülü derelim...
alıntı
|
|
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
18/1/2007 - BEKLEYİŞİMİN ÖYKÜSÜ

Günler güz yaprakları gibi birer birer dökülürken ayaklarımın dibine, ben her gece karanlığa dikip gözlerimi senin aydınlığını bekledim. Sen yoktun...
Binlerce adım attım bu kentin sokaklarında. Her köşeyi, her parkı, her ağacı ezberledim. Sevdaya bulanmış her kaldırım taşında senin adını aradım. Sen yoktun...
Evlerin duvarları birer birer üzerime yıkıldı. Her bir hücremin acısını ta yüreğimde hissederken beni enkazın altından çekip alacak elini aradım. Sen yoktun...
Özlem şarkılarını ezberledim. Kimini bağıra bağıra, kimini fısıltıyla söyledim. Karanlığa haykırdım hasretimi. Sesimi duyacaksın diye bekledim. Sen yoktun...
Senden gelecek bir tek haberi bekledim. Saatler asırlar gibi geldi, geçmedi. Çalan her telefonu yüreğimin deli bir çağlayana dönen atışlarıyla açtım. Senden başka duyduğum her seste hep aynı hayâl kırıklığını yaşadım. Onlar beni duymak istiyordu, bense seni. Sen yoktun...
Seni aramaktan yorgun düşmüş bedenimi karanlığın kucağına uzattım her gece. Bir an önce sabah olsun diye uykunun beni çekip almasını istedim. Olmadı. Kaç gece sabahı ettim gözlerimi kapamadan, kaç gece merdivendeki ayak seslerini dinledim gelen sensindir diye. Sen yoktun...
Her yağmurla birlikte hüzün de yağdı bu kentin üzerine. Bulutlar yalnızlığın işaretiydi benim için. Beni ıslatan yağmur olmadı. Ben senin özleminle sırılsıklamdım her mevsim. Hayat; merhaba dedi bahara çiçek çiçek. Uzun kıştan sonra gelmez dediğim göçmen kuşların dönüşünü gördüm. Sen yoktun...
Her istasyon her otogar adresim oldu. Bir trenden inersin sandım. Otobüslerdeki her yolcuya sensin diye baktım. Ya da yolculuklara vurdum kendimi. Kimsenin uğramadığı köylere, adı duyulmamış kasabalara gittim. Senden bir iz aradım. Sen yoktun...
Denizin sonsuz maviliğine umut bağladım. Kıyılarda tükettim bekleyişlerimi. Hep sensiz gemiler geçti limanlardan. Ben gemicilerin hasret türkülerine eşlik ettim. Sen yoktun...
Gözümden bir tek damla yaş akmadı. Onlar sana aitti, sana kalmalıydı. Kimselere söyleyemedim acılarımı, bekleyişimin öyküsünü kimselere anlatamadım. Nice fırtınalar koptu yüreğimde. Dalgalar dövdü hayallerimi. Sığınacak bir liman, yaslanacak bir omuz aradım. İçimi dökecek bir insan aradım. Sen yoktun...
Her gece ay paramparça oldu. Her gece yıldızlar birer birer düştü sokaklara. Yıldızları saçına takıp gelmeni bekledim. Ayı avucunda bana getirmeni bekledim. Ve bir güneş gibi doğup aydınlatmanı bekledim bu kapkara dünyamı. Ama. Sen yokt
(BU ŞİİRİN YAZARINI BİLİYORSANIZ LÜTFEN BANADA BİLDİRİN)
|
|
Yorum (6) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
5/1/2007 - PAPATYA TARLASI

PAPATYA TARLASI
Papatya tarlasi Bir papatya tarlasi düsün.. Ilkbahar ayi..Ve sen onun yanindan geçen yolda yürüyorsun ve o papatya tarlasinda bir papatya dikkatini çeker..Binlercesinden birisidir ama sen onun yanina gidersin.. Onda seni çeken bir seyler vardir.. O papatyayi oldugu yerden koparirsin.. Sadece senin olsun istersin.. Sadece senin..Ölecegini düsünmeden. Ve gidersin o tarladan. Bence bu tutku.. Içindeki siddetin durduramadigi bir bencillik ama bir o kadar güzel ve hapsedici. Yine o tarlanin kenarindaki yolda yürüyorsundur.. Yine milyonlarcasi arasinda bir tanesi seni çeker.. Yaklasirsin yanina.. Yanina gidersin o papatyanin.. Gözlerin baskasini görmez olur o an. Onun için herseyi yapmak istersin.. Dokunmak istersin.. Dokunamazsin, orada onunla ölmek istersin. Ama birden hafif bir rüzgar eser ve bir baska güzel çiçek kokusu gelir burnuna.. Dayanamazsin onun kokusuna.. Unutturur herseyi bir anda ve o kokunun geldigi yöne gidersin..O papatya orada kalmistir.. Yüreginin bir kenarinda.. Paylasilmamistir bir çok sey.. Unutulmamaıştır bir çok sey.. Unutulmaz belki ama geri de dönülmez ona.. Ask bence böyle bir sey.. Yine o yoldasin.. Papatya tarlasinin yanindan geçen.. Ve yine bir papatya... Milyonlarcasinin içinde seniçeker.. Gidersin yanina.. Orada kalakalirsin.. O hiç ölmesin diye her seyi yaparsin.. Tüm gücünle onunla olmak istersin.. Oradan seni koparacak hiç bir güç olmadigina inanirsin.. Ve orada onunla ölene kadar birlikte kalirsin.. Bence sevgi de bu.
|
|
Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
16/12/2006 - DOSTLUK..

GÜNÜMÜZDE KOLAY KOLAY BULUNMAYAN BULUNDUĞU ZAMAN HAYATTAKİ TÜM ŞEYLER GİBİ DEĞERİ BİLİNEYEN BAZEN, TEK KALEMDE SİLİNEBİLEN AMA BAZEN HAKKINI VEREREK YAŞAYIP, HAYATI PAHASINA Bİ TAKIM ŞEYLERİ PAYLAŞABİLMEK, BİR AVUÇ MUTLULUĞU DEĞİL, BİR DAMLA GÖZYAŞINI DA BERABER PAYLAŞMAKTIR.ASIL DOSTLUK... YAPMACIK DEĞİL GEÇİCİ DEĞİL,İÇTEN SICAK SAMİMİ VE SONSUZADEK YAŞANMASI DİLEĞİYLEEEE..
|
|
Yorum (9) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
16/12/2006 - KURBAĞA MİSALİ BİR HAYAT.
BIR HAYAT DERSİ
GÜNLERDEN BİR GÜN KURBAĞA YARIŞI DÜZENLENMİŞ!!!
HEDEF YÜKSEK BİR KULENİN TEPESİYMİŞ...
KALABALIK ONLARI GÖRMEK VE ALKIŞLAMAK İÇİN TOPLANMIŞ.
YARIŞ BAŞLAMIŞ
ASLINDA KİMSE ONLARIN TEPEYE VARACAKLARINA İNANMIYORMUŞ ...
VE ŞÖYLE KONUŞUYORLARMIŞ ARALARINDA ;
« BOŞUNA !!! NASIL OLSA BAŞARAMAYACAKLAR... »
KURBAĞALAR YAVAŞ YAVAŞ CESARETLERİNİ KAYBETMEYE BAŞLAMIŞLAR
YALNIZ BİR TANESİ BÜTÜN GÜCÜYLE TIRMANMAYA DEVAM EDİYORMUŞ...
VE İNSANLAR KONUŞMAYA DEVAM EDİYORLARMIŞ
« HAKİKATEN YAZIK !!! NASIL OLSA TEPEYE VARAMAYACAKLAR !... »
VE KURBAĞALAR YENİLGİYİ KABULLENMEK ZORUNDA KALMIŞLAR...BİR TANESİ HARİÇ ! O, BÜTÜN KOŞULLARA RAĞMEN DEVAM EDİYORMUŞ......
SONUÇTA, O BİR TANESİ HARİÇ, HEPSİ YARIŞI TERK ETMİŞLER... O İSE KULENİN TEPESİNE TEK BAŞINA ÇIKABİLMİŞ...
HERKES ŞAŞKINLIK İÇİNDE BUNU NASIL BAŞARDIĞINI MERAK ETMİŞ !
İÇLERİNDEN BİR TANESİ ONA YAKLAŞIP BU YARIŞI NASIL TAMAMLADIĞINI SORMUŞ ...
VE GÖRMÜŞ Kİ.......
O SAĞIRMIŞ !!!
...SİZ SİZ OLUN NEGATİF DUYGULAR TAŞIMA ALIŞKANLIĞI OLAN İNSANLARI DİNLEMEYİN...
ÇÜNKÜ ONLAR SİZİN YÜREĞİNİZDE TAŞIDIĞINIZ EN GÜZEL UMUTLARI YOK EDERLER !!!!
İŞİTTİĞİNİZ VEYA OKUDUĞUNUZ SÖZLERİN NE DENLİ TESİRLİ OLDUKLARINI BİLİN...
VE HER ZAMAN POZİTİF DÜŞÜNÜN !!!
POSITIF !
SONUÇ :
YAPAMAZSIN DİYENLERE KULAKLARINIZI
TIKAYIN !!!
KENDİNİZE İYİ BAKIN...
|
|
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
7/12/2006 - BENDE SANA YETECEK KADAR BİR BEN KALMADI...

Bende Sana Yetecek Kadar Ben Kalmadı Sus pus olmuş, puslu bir İstanbul'muydu yüzün, yoksa çok bildik hüzünler mi taşınmıştı yüzüne Dolmabahçe da çay tadında.... Divit ucuyla yazılmış bir aşkın sureti vardı avuçlarında, tarih bir başka iklimin kıvamını gösteriyordu. Ben rehnedilmiş yelkovan gibi... hani akrep'i seven ama yüreği takvim yokuşlarında...
Sinemada elinin elimde terleyişinin bir anlamı olmalı, sesinin sesimde yankılanmasının... sanki perdedekine üzülmüş ya da sevinmişsin de tesadüfen akmış yüzün içime... Yalan! Sen perdeye bakıyorsun, fikrin benim seyir defterimde.. ve ben amerikanca bir filmi kürtçe seyrediyorum...
Kadın Beyoğlu'nun bir kış akşamında, üstündeki deri montun sahibine küs, soğukluğundan muzdarip yürüyordu... Adam da... Yürümek hiçbir şeyi çözmüyordu, bazı Aralık akşamlarında... Parmağında yaralı bir öyküyü taşıyordu adam... Kadının yüzünde bir hüzün... Hüzünlü aralık akşamında bir yüzük... Yüzüğün yüzünde dünya güzeli bir kadının kehaneti... ... Soğuğun ve karanlığın vehameti!
Hayatı, bir başkasının pantolonu gibi, küçültülmüş, daraltılmış... İlk sahibinin o pantalonla yaşadığı şeyler, yani pantalonu pantalon yapan anılar, bazı ilkbahar bereleri yüzünden yapılan yamalar, ter tüketen yazlar... Hepsi daraltılmış... Yaşananlara bir beden büyük geliyor artık hayat!
Bir aşkı paylaşmak için çok geç, bir paylaşıma aşık olmak içinse erken... Beni sevda yerimden vurdu yine zaman... Şimdi sana söylenecek tek cümle:
Bende sana yetecek kadar ben kalmadı... Yılmaz Erdoğan
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
26/11/2006 - SEVMEK DEDİĞİMİZ

SEVMEK DEDİĞİMİZ
Sevmek, yalnizca sevgiden olusmuyor. Bir altin madeninin duvarindan kopardigimiz bir parçanin içinde altinla birlikte nasil tas, çakil, çamur buluyorsaniz, sevmek dediginizde de sevginin yaninda sevgiye benzemeyen birçok duyguyu buluyorsunuz. Sevmek, yalnizca sevgiden ibaret olsaydi, sevdigimizin mutlulugunu ister, onun mutlulugundan mutlu olurduk ama biz sevdigimizin mutlu olmasini degil, "bizimle mutlu olmasini" istiyoruz. "Bizimle" sözcügü altinin yanindaki çakil iste. Sevdigimiz kadin bir baskasiyla mutlu oldugunda bu bizi mutsuz ediyor, sevdigimiz bir baskasiyla güldügünde bu bizi aglatiyor, sevdigimiz bir baskasiyla sevistiginde bu bizi yaraliyor. Sevmek, sevdigimiz "bizimle" mutlu oldugunda, bizi baskalarina tercih ettiginde sevgiye benziyor ama sevdigimiz bir baskasiyla mutlu olmayi tercih ettiginde, bizi terk ettiginde sevmek sevgisizligi hatta düsmanligi andiriyor. Sevmek, ancak "bizimle" sarti gerçeklestiginde sevgiyse eger, o zaman, sevmek karsimizdakine mi yoksa kendimize mi sevgi duymamizdan kaynaklaniyor? Hem seven hem sevilen biziz de, sevdigimizi sandigimiz kisi, kendimize duydugumuz sevgiyi yansitan bir ayna mi; sevdigimizi kaybettigimizde bizi ve sevgimizi yansitan aynayi kaybettigimiz için mi o kadar mutsuz oluyoruz? Peki ama eger sevmek böyle bir seyse, niye herhangi birini degil de özel olarak seçtigimiz birini seviyoruz, niye ancak bir kisi bizim aynamiz olabiliyor? Sevmek, yalnizca sevgiden ibaret degil, daha karmasik, daha anlasilmaz, daha tehlikeli bir sey. Sevdigimiz insan ugruna öldügümüz öldürdügümüz de oluyor. Bir kadini sevdigimizde "benim olsun" diyoruz. Bir erkegi sevdigimizde "benim olsun" diyoruz. Sevmek, yalnizca sevgiyi degil sahiplenmeyi de getiriyor. Sevmek, yalnizca sevgiden ibaret degil. Sevdigimiz "mutlu olsun" degil, sevdigimiz "bizimle" mutlu olsun istiyoruz.
Sevdigimiz "baskasiyla" mutlu oldugunda, sevmek, sevgiden çok düsmanliga benziyor. Kiziyor, kiskaniyor, öfkeleniyor hatta öldürüyoruz. Sevmek, karmasik, anlasilmaz hatta tehlikeli bir sey. Seven öldürebiliyor da...
A.Altan...
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
28/10/2006 - BEKLE BENİ...

SEVGİLİ DOSTLARIM
YAKLAŞIK BİR AY SÜRECEK BİR YOLCULUĞA ÇIKIYORUM
GİDİP GELMEMEK GELİP GÖRMEMEK VAR
HEPİNİZ HAKKINIZI HELAL EDİN.
DÖNDÜĞÜMDE ANILARIMI PAYLAŞACAM:)
SEVGİYLE KALIN
YARATANA EMANET OLUN..
|
|
Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
23/10/2006 - GÜLE GÜLE SULTANIM

İŞTE BİR KEZ DAHA UĞURLADIK SULTANIMIZI...
SEVGİLİ BLOGCU KARDEŞLERİM
MUBAREK RAMAZAN BAYRAMINIZI EN İÇTEN SEVGİLERİMLE KUTLAR
TÜM DÜNYADA HAYIRLAR VESİLE OLMASINI TEMENNİ EDERİM..
GÜLE GÜLE SULTANIM...GÜLE GÜLE
|
|
Yorum (14) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
22/10/2006 - Ihlamurlar çiçek açtıgı zaman

Ihlamurlar çiçek açtıgı zaman
Dilimde sabah keyfiyle yeni bir umut türküsü Kar yagmis daglara, bozulmamis ütüsü Rahvan atlar gibi irgalanan gökyüzü Gözlerimi kamastirsa da gelecegim sana Simdilik Simdilik baglayici bir takvim sorma bana -Ihlamurlar çiçek açtigi zaman.
Ay, safaga yakin bir mum gibi erimeden Daglar çivilendikleri yerde çürümeden Bebekler hayta hayta yürümeden Gelecegim diyorum, gelecegim sana Ne olur Ne olur kesin bir takvim sorma bana -Ihlamurlar çiçek açtigi zaman.
Beklesen de olur, beklemesen de Ben bir gök kurusum sirmali kesende Gecesi uzun süren karlar-buzlar ülkesinde Hangi ses yürekten çagirirsa beni sana Gelecegim diyorum, takvim sorma bana -Ihlamur çiçek açtigi zaman.
Bu siir böyle dogarken dost elin elimdeydi Sen bir zümrüd-ü ankaydin, elim tüylerine dey di Sevda duvarini astim, sendeki bu tilsim neydi? Baska bir gezegende de olsan dönüsüm hep sana Kesin bir gün belirtemem, n`olur n`olur takvim sorma bana -Ihlamurlar çiçek açtigi zaman.
Eski dikisler sökülür de kanama baslarsa yeniden Yaralarima en aci tütünleri basacagim ben Yeter ki bir çagir beni çiçeklendigin yerden Gemileri yaksalar da gelecegim sana On iki ayin birisinde, On iki ayin birisinde, kesin takvim sorma bana -Ihlamur çiçek açtigi zaman.
Bak iste, notalar karisti, ezgiler muhalif Hava kursun gibi agir, yagmursa arsiz Ey benim alfabemdeki kadîm Elif Ne güzellik, ne de tat var baharsiz Güzellikleri yasamak için gelecegim sana Gelecegim diyorum, biraz mühlet tani bana -Ihlamurlar çiçek açtigi zaman.
Ihlamurlar çiçek açtigi zaman Ben günes gibi girecegim her dar kapidan Kimseye ugramam ben sana ugramadan Kavlime sâdikim, sâdikim sana Takvim sorup hudut çizdirme bana Ben sana çiçeklerle gelecegim -Ihlamurlar çiçek açtigi zaman.
Bahaettin KARAKOÇ
|
|
Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
...
Kategoriler
Arkadaşlarım
Reklam
|